17 Mart 2008 Pazartesi

Tebrikler Kızlar ...

Bu blogda daim olarak futbola yer vermeyi düşünüyordum ve halen de öyle düşünürüm . Fakat bu Voleybol haberini yazmadan geçersem kendi kendime ayıp olur dedim . Vakıfbank Güneş Sigorta kızlarından bahsetmek istiyorum sizlere . Daha geçen gün sessiz sedasız Avrupa Şampiyonu oluverdiler ve arada kaynadı gitti . Challenge Cup Final Four'da İtalyan rakibi Infoplus Minetti Imola'yı uzatma seti sonunda 3-2 yenerek Bursa'da ikinci kez (hem de 2.kez ; vallahi bilmiyordum) Avrupa Şampiyonu olan Vakıfbank Güneş Sigorta bayanlarını yürekten kutlar ve helal olsun derim . Şahsen bendeniz futboldan başımı kaldıramadığım için böyle bir başarı havadisini tesadüfen farkettim ve de gurur duydum . Futbol kulüplerimizin kırk yılda bir yaşayabileceği bu tür başarıyı (bir daha yaşanır mı bilmem.)bayanlarımızın yakalaması hoş bir olay , şahsen sevindim ...

Turkcell Super Lig : 26. Hafta

16 Mart 2008 Pazar

Yuh bee !

Resimler dün oynanan R.Betis - A.Bilbao maçından . 72.dakikada Betis tribünlerinden yukarıdaki angutun attığı şişe Bilbao kalecisinin yüzüne geldi ve sonucunda gördüğünüz gibi alyuvarlar akyuvarlar hak götüre . Hakem maçı tatil etti ve karar önümüzdeki günlerde verilecek . Betis'in vukuaatlarına bir yenisi daha eklenmiş oldu böylece . Kaç maç ceza alırlar ne olur gerçekten merak ediyorum ...

Ankaraspor 0- 1 Galatasaray



Tabeladaki yerine isyan edercesine maça hızlı başladı Ankaraspor . Meksikalı De Nigris ve Tita'nın seri bindirmeleri Aykut'u çok yoracağa benziyordu ilk başlarda . Daha sonra toparlandı ve sağlam paslar yapmaya başladı G.Saray . Aykut Mondragon'un varisi bendim nerden çıktı bu Orkun bunca haftalar der gibiydi ve kendini de Servet'i de Cimbomu da kurtardı son dakikakalarda . Defans hattında Emre ve Servet oldukça başarılı ve ilk müdahalelerde derli topluydu . Servet son dakikada maçın kaderine etki edebilecek bir hata yapsa da iyiydi genel olarak . Emre Japon yapıştırıcısı gibiydi rakiplerine karşı ve iyi toplar kesti . Arda'ya son haftalarda bir haller oldu . Bunun sebebi büyük ihtimalle Lincoln . Lincoln kadroya girdikten sonra , Arda 3-4 hafta önceki performansını aratır hale geldi . Lincoln bir şeyler yapmaya çalışıyor ama çok kırılgan narin bir yapısı var , ikili mücadelelerde her zamanki gibi yerdeydi .Hala Türkiye ve Türk futboluna uyum sağlayamadı gibi geliyor bana . Ayhan Arda'nın yerine girdi ve uzun bir aradan sonra eski yararlı ve oyunu rahatlatan kimliğini sergiledi sahada. Formda bir Ayhan'ın takımın orta saha dinamizmine çok şeyler kattığı bilinen bir gerçek . Mehmet Topal'a her zamanki gibi Allah nazardan saklasın diyeceğim . Forvet hattına gelince ; sahanın ve G.Saray'ın yıldızı Ümit Karan'dı .Ümit inanılmaz bir biçimde hem ilerde hem geride bir şeyler yapmaya çalıştı . Şuna inanıyorum ki ülkemizde tek vuruşta gol yapabilme olayını en iyi beceren isim bu adam diye düşünüyorum . Golün özeti aynen şöyleydi : Tık -Tık -Tık . Dünyanın en hızlı ve becerikli savunmacısıda olsanız , seri ve hızlı paslı yapılan organizasyonlarda yapabileceğiniz hiç birşey yok .Top sonuç olarak insandan daha hızlı doğal olarak. Nonda'ya gelince gol pası ve buram buram ofsayt kokan pozisyonda kaleciyle karşı karşıya kalıp beceriksiz bir vuruş göstermesinden başka akıllarda kalacak bir iş yapmadı . Sakatlıklar bu takıma hiç yaramıyor . iyileşen isimler üç dört hafta kadar sefil bir futbol sergiliyor . Acilen gol atıp kendine gelmesi lazım Kongo'lunun . Genel olarak iyi bir tablo çizdim ama G.Saray maalesf büyük bir takım havası çizmiyor son haftalarda. Daha 1 ay öncesine adar keyif aldığımız en çok pozisyona giren Cimbom üretkenlik sorunu yaşıyor son haftalarda . Ümit Karan'ın çırpınışları nereye kadar sürecek merak ediyorum . Yine de küme düşme potasında oynayan bir takıma karşı alınan 3 puan her zaman iyidir . Bu haftayı da kurtardık iyi mi ...

13 Mart 2008 Perşembe

Uçkur diyeti

"Real Madrid’e gol atabilirsem bir yıl seks yapmadan durabilirim" Deportivo’nun orta saha oyuncularından Julian de Guzman'a ait olan bu iddialı söz Cumartesi günü oynanacak olan Deportivo-Real Madrid maçının ilgi odağı haline geleceğini garanti ediyor . Real Madrid’e gol atması halinde bir yıl seks orucu tutacağını medyaya açıklayan Kanadalı futbolcu gol atmanın kendisine seksten daha fazla zevk verdiğini belirtmiş . Haberi ilk okuduğumda bu futbolcunun "atamazsam" ifadesini kullandığını zannettim yanlışlıkla . Meğerse "atarsam"mış . Kaza bela bu denyoya top çarparda kaleye girerse bir iki hafta medyaya iyi malzeme olur . Cumartesi günü futbol hak götüre , milletin gözü bu adamda olacak ...

Barcelona geyikleri

Hasta: Bir gün herşeyi toz pembe görüyorum fakat hemen ardından kapkara oluyor herşey.
Bir hafta herşey bana muhteşem gözüküyor ama nedense takip eden hafta her şey bir anda değişiyor ve bana bir felaket gibi gözükmeye başlıyor.
Doktor. Durumunuz apaçık ortada. Sizin probleminiz sürekli iki kutup arasında gidip gelme gibi çok ciddi bir rahatsızlık. Ya da siz bir Barcelona taraftarısınız.

- Ahh be! Messinin sakatlanması çok kötü oldu .
- Tek tesellim en son sakatlandığında yine bir çeyrek final maçı dönüşüydü ve o sene Şampiyonlar Ligini kazanmıştık.

Puan farkı yeniden 8
Karikatürler :El Mundo Deportivo - İspanyolca'dan çeviren İlker İnegöl kardeşim . (Teşekkkürler)

Bak şu kerataya...Bölüm 10

Filippo INZAGHI

12 Mart 2008 Çarşamba

Sistematik düşünce

Henry efendi Arsenal'da leblebi gibi golleri sıralarken sistemin ona hizmet ettiğinden fakat İspanya'da Barça'nın mevcut oyun tarzıyla gol atmakta zorlandığından dem vurmuş . En son oynanan Villareal maçında oyundan alınmasından sonra sinirlenen Fransız artık daha sesli düşünmeye başlamış . Barcelona için en uygun sistemin 4-4-2 olduğunu ve Arsenal'deyken arkada Bergkamp, Robin Van Persie gibi elemanların desteğiyle serbest bir oyun oynayarak hayatının gollerini attığını söyleyip aynı işi Eto'o 'nun kendisi için yapması gerektiğini düşünüyormuş . Rijkaard onu kaale alır mı tartışılır fakat dünyanın sadece kendi etrafında döndüğünü düşünen Henry'nin ilerde teknik adam olabileceğini ve Arsenal'in onsuz daha başarılı olmasından dolayı çatır çatır çatladığını düşünmeden de geçemiyorum ...

Kale güvenliği

İspanyol takımlarının kaleciler konusundaki istikrar ve devamlılık anlayışına hayranım . Zirvedeki takımların, hatta bir çok İspanyol takımının kalecisi İspanyol ve yıllar geçse de aynı standart isimleri bir çırpıda sayabiliyoruz. İşin ilginç yanı bir kaleci genç yaştan itibaren kaleyi devralıp uzun yıllar boyunca koruyabiliyor . Ben şahsen İspanyol milli takımının hiç bir zaman kaleci sıkıntısı çekmediğini ve çekmeyeceğini de rahatlıkla söyleyebilirim . Casillas , Valdes , Diego Lopez , Reina , Almunia formlarıyla aklıma gelen ilk isimler . Athletico Madrid kulübü geçenlerde birini daha sürdü piyasaya : David De Gea . Bu ismi emin olun ilerde çok duyacağız . Henüz 17 yaşında ve ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı geçenlerde ve 2011 yılına kadar Madrid ekibinde . İspanya U17 milli takımınında kalecisi bu delikanlı . Dedim ya ismini ilerde duyarız diye . Zaten kulağa hoş gelen bir ismide var De Gea .Bu adamlar bu kadar iyi kalecileri nasıl yetiştiriyor , araştırmak lazım aslında. Ha bu arada uzun yıllar sonra üç büyük kulübün yedekleriyle beraber hepsinin de Türk olması ayrı bir hadise bu arada .

Panzer tayfası...

Lothar Mattheus - Jürgen Klinsmann - Andreas Brehme

Şampiyonlar Ligi : 11.03.2008


INTER 0 - 1 LIVERPOOL
Gol : Dk . 64 Torres

11 Mart 2008 Salı

Futbol hayattır # 3

Yetmedi mi hocam ?




Yılmaz Vural en sonunda Manisaspor'dan da şutlandı .Türkiye'de çalıştırmadığı takım kalmayan Vural'ın bundan sonraki mekanı neresi olur bilmem ama bu adama bir türlü kanım kaynamadı . Gittiği her takımda futbolcuları aşağılamaları, hatta onlarla tekme tokat kavgaları ve tuhaf hareketleri hep yapmacık sahte ve itici gelmiştir bana. Tamam bu iş onun ekmek parası olabilir , sadece bu işi de yapmak zorunda da kalabilir . Fakat taa fii tarihinden kalan futbol mantalitesiyle kendini yenileyememesi ve futbolcuları gaza getireceğim diye bağrış çağrış her maçta aynı görüntüleri vermesi artık kabak tadı vermişti . Bence artık Süper Lig defterini tamamen kapatmalı ....

10 Mart 2008 Pazartesi

TOPAL & HARGREAVES


Sizi bilmem ama ben Galatasaray'lı Mehmet Topal ile Manchester United'lı Owen Hargreaves'i hem surat hem de futbolları yönünden birbirlerine çok benzetiyorum . Kelalaka diyenlerinizde olabilir ama ne biliyim işte Topal'ı ilk geldiği günden beri hep Hargreaves'le özdeşleştirdim . Bizim Mehmet gerçi İngiliz'in biraz boylucası fakat orta sahada top çalışları , sade pasları , kaleyi görünce çakmaları ve saçları birbirlerine o kadar yakınki . Mehmet Topal G.Saray 'da oldukça güzel bir sezon geçiriyor bu arada . Yaşıda genç , mütevazi ve kendine güvenen , halka yakın bir yapısı var . Cimbomda çok şey öğrendi ve her geçen gün kendine ve futboluna çok şeyler katıyor . Sakatlandığı zaman aranılan futbolculardan olma statüsüne erişti G.Saray'da . Vazgeçilmez olma yolunda ilerliyor . Fenerbahçeli Gökhan Gönül ve Mehmet Topal bu senenin parlayan genç yıldızlarından . Rıdvan Dilmen, Topal'ın şu andaki tek eksiğinin kaleye zamansız şutları olduğunu söylese de ben Topal'ın kaleyi yoklamalarına ve güvenine bayılıyorum . Eninde sonunda bu işin raconunu kapacak gibi .Topal ilerde uzaklardan sürekli goller atar göreceksiniz .

Yapacağını yaptı yine...

Şu adamın Avrupa'da artık bir kupa almasını çok istiyorum valla . Arsene Wenger gerçekten Arsenal'de bu sene harika işler yapıyor (Her ne kadar dün ligde bir beraberlik daha alsa da). Şampiyonlar Ligindeki Milan zaferinden sonra bu adama olan sempatim tavan yaptı . Arsenal'i bu sezon yepyeni bir kimliğe büründüren Fransız ayrıca tam bir yetenek avcısı . Kaf dağının arkasında yetişen yetenekleri ne yapıyor ediyor ve piyasaya sürüyor. Son keşfide bir İspanyol . Barcelona, Manchester United ve Valencia'nın alabilmek için yoğun gayret sarfettiği 15 yaşındaki genç İspanyol savunma oyuncusu Ignasi Miguel'i takıma kazandırmış . Bir diğer İspanyol Cesc Fabregas gibi , Barcelona altyapısından yetişen Miguel, Katalan ekibi Cornella'da forma giyiyor . Arsenal Eylül ayında oyuncunun 16 yaşında girmesinden sonra Miguel'le resmî sözleşme yapacakmış. Valla transferin perde arkasını bilmem ama, içimden öyle geçiyorki genç İspanyol sırf Wenger yüzünden Arsenal'i tercih etmiştir diye düşünüyorum ben . Fabregas'ın bile İspanya'ya dönmek istememesinin yegane sebebidir Wenger . Şu anda kurduğu genç Arsenal bu sene adada şampiyon olamasa bile bir 5-6 sene Premier League'i sallar kanaatimce ...

Turkcell Super Lig : 25. Hafta


Yağdır mevlam ...

1990 İtalya Dünya Kupasından :
Rijkaard Voeller'e okkalı bir tükürük yollarken ...

8 Mart 2008 Cumartesi

Galatasaray 2 - 0 Kayserispor


Gol pozisyonları yönünden tatmin edici olmayan fakat orta saha mücadelesinin yoğun olduğu çekişmeli bir maç oldu . G.Saray ilk yirmi dakikaya yine yoğun presle girdi fakat Kayseri defansı Cimbom forvetlerini 18' fazla sokmamaya gayret gösterdiler ve genelde başarılı da oldular . Sabri'nin nefis golü , Mehmet Topal'ın her zamanki gibi karınca kıvamında dinamizmi , Nonda ile Lincoln'ün sahada yokları oynaması ve Arda'nın bugün sahada gezinmesi dışında Cimbom adına akıllarda kalan fazla bir şey yoktu . Kayseri Cangele ile maçın sonlarına doğru iki önemli pozisyon yakaladı fakat önümüzdeki haftalarda da kaleyi teslim alacak gibi görünen Aykut ikisinde de başarılıydı. G.Saray ligin kalburüstü takımlarından birisi olan Kayserispor'dan önemli bir üç puan aldı , geçen haftaki derbi hezimetini çabuk atlatmış gibi göründü.