12 Haziran 2008 Perşembe

Avusturya 1 - 1 Polonya (12.06.2008)

Turnuvanın en zayıf halkası dedik demesine fakat Avusturyalılar kapasitesini aşan bir performans göstermeye devam ediyor .Golü yiyene kadar yaptıkları kanat organizasyonları ve gol pozisyonları ile hoş bir futbol oynadılarlar . Şu da bir gerçek ki son vuruşlarda bir o kadar da kazmaydılar . Devşirme Polonyalı Guerreiro'nun golünden sonra Polonya kendine çeki düzen verdi ve hakimiyeti ele geçirdi . Polonya'nın 1-0 lık skora razı olmasının alameti sayılabilecek pozisyon zenginliğinin kısır olması onlara pahalıya patladı ve bir puanla yetinmek zorunda kaldılar .Polonya cephesinde özellikle kalesinde resmen uzayan Boruc ve orta sahada Krzynowek göze hoş gelen işler yaptı . Bizim gurbetçiler oynadıkları takımlarda iyi işler yapıyor , Ümit Korkmaz'da ayağına hakim seri çalımlarıyla sol kanadı iyi kullandı . Kendi insanlarının bile turnuvaya katılmaması yönünde imza topladıkları Avusturya için bu bir puan sürpriz midir ? Öyle gözüküyor ...


Stat: Ernst HappelHakemler: Howard Webb, Darren Cann, Michael Mullarkey (İngiltere)
Avusturya: Macho, Stranzl, Pogatetz, Aufhauser (Dk.74 J.Saumel), Leitgeb, Linz (Dk.64 Kienast), Ivanschitz (Dk.64 Vastic), Ümit Korkmaz, Garisc, Prodl, Harnik
Polonya: Boruc, Jop (Dk.46 Golanski), Dudka, Bak, Smolarek, Krzynowek, Sagonowski (Dk.83 Lobodzinski), Wasilewski, Zewlakow, Lewandowski, Guerreiro (Dk.85 Murawski)
Goller: Dk.30 Guerreiro (Polonya), Dk. 90 Vastic (p) (Avusturya)
Sarı Kartlar: Dk.56 Ümit Korkmaz, Dk.72 Prodl (Avusturya), Dk.58 Wasilewski, Dk.61 Krzynowek (Polonya)

Hırvatistan 2 - 1 Almanya (12.06.2008)

Bu takımları övmeye de yermeye de gelmiyor . İlk maçta göklere çıkardığım Almanya bugün sefilleri oynarken , Hırvatlar Avusturya maçında sergilediği futbolla alakası olmayan bir güzellikte Panzerlere hadlerini bildirdiler . Slaven Bilic'in gollerden sonra çocuklar gibi sevinmesi, coşkusunu üst seviyede yaşaması hakikaten güzeldi . Almanlardan umduğum paslaşmaların Modric ve Rakitic önderliğinde Hırvatistan tarafından ustaca yapılması maçın dengesini bozan en önemli etmendi .Klose ve Gomez'in arasındaki ahenksizlik gün gibi ortada. Özellikle Gomez bu turnuvada kendisinden bekleneni bir türlü veremiyor .Kuranyi'nin kulübede oturmasıni pek hazmedemiyorum açıkçası . Almanya Avusturya karşısında üst tura çıkar çıkmasına da , Portekiz'le eşleşecek olmaları maceralı bir sürecin onları beklediğinin habercisi . Olası bir Çek zaferinde Hırvatlarla karşılaşacağımızı düşünürsek kafamın karıştığını söyleyebilirim .Turnuva öncesi Almanya - Hırvatistan tercihinden elbetteki Hırvatları seçerdik ama bu Hırvatların sağlam futbolu tur atlamanın öyle de ucuz olmadığını bizlere gösteriyor . Vesselam , önce Çekleri elemek lazım ...
Stat: KlagenfurtHakemler: Frank De Bleeckere, Peter Hermans, Alex Verstraeten (Belçika)
Hırvatistan: Pletikosa, Simunic, R.Kovac, Corluka, Pranjic, Srna (Dk.80 Leko), N.Kovac, Rakitic, Modric, Kranjcar (Dk.82 Knezevic), Olic (Dk.72 Petric)
Almanya: Lehmann, Jansen (Dk.46 Odonkor), Metzelder, Mertesacker, Lahm, Fritz, Frings, Ballack, Podolski, Gomes (Dk.66 Schweinsteiger), Klose
Goller: Dk.24 Srna, Dk.62 Olic (Hırvatistan), Dk.79 Podolski (Almanya)
Sarı Kartlar: Dk.27 Srna, Dk.45 Simunic, Dk.90 Modric, Dk.90 Leko (Hırvatistan), Dk.75 Ballack, Dk.90 Lehmann (Almanya)
Kırmızı Kart: Dk.90 Schweinsteiger (Almanya)

Skibbe

Adnan Polat'la Alman yapısını yavaş yavaş sindirecek galiba Galatasaray . Mevcut şartlarda mali durumda gözönünde düşünülürse Skibbe iyi bir transfer . Fazlada hayal kurmanın anlamı yok , Cimbomun yapabileceği bu kadar . Hoca zaten bir nevi hazıra konacağı ve Alman kökenli oyuncuların fazlalığından dolayı uyum sorununu çabuk atar gibime geliyor . Genç yeteneklere ilgi gösterdiği söyleniyor . Şu Aydın denen çocuğu iyiden iyiye işlese ne iyi olur derim. Gelirken yanına bir de Kiesling'i getirseydi hiç fena olmazdı hani ...

İsviçre çikolatası nasıl yenir?

İsviçre 1 - 2 TÜRKİYE (11.06.2008)

Yaradan rahmeti bol gönderince ekran başında bu kadarmış galiba diye düşündüğümüz anlar olmadı değil .Üstüne üstlük Yakın'da golü atınca umutlarımız zemindeki su birikintilerinde boğulur gibi oldu . Bizim İsviçreli Türkler Turcoları dört döndürürken Hakın Yakın boş kaleye topu gönderemeyince maçın kader boyutunda oynamalar oldu galiba . İkinci yarıda düzelen zemin , düzelen paslar ve doğru adamlar Çek maçını birden finale döndürüverdi . Arda'nın golü bir kez daha Fatih Terim'in kulaklarını çınlatmıştır .Böyle bir adamı yedek bırakan zihniyetin gelmişine geçmişine saydıran bir sürü adam vardı memlekette eminim . Semih ve Nihat ikilisini ne zaman oynatacak bu adam derken nasip bu güneymiş . Senderos kulesine rağmen Semih 'le bulduğumuz kafa golü ayrı bir güzellikti .Nihat gol atamıyoz bari attıralım der gibi harika bir orta yaptı . Her şeye rağmen galip gelmek çok güzel bir duygu . Maçın gidişatına etki eden birinci kişinin eldivenlerin sahibi olduğunu da unutmamak lazım ...

Stat: Saint Jakob Park
Hakemler: Lubos Michel , Roman Slysko , Martin Balko (Slovakya)
İsviçre: Benaglio , Lichtsteiner , Müller , Senderos , Magnin , Behrami ,Gökhan İnler , Fernandes (Dk. 75 Cabanas ), Barnetta (Dk. 66 Vonlanthen ), Hakan Yakın (Dk. 85 Gygax), Eren Derdiyok
Türkiye: Volkan , Hamit, Emre Aşık, Servet , Hakan Balta , Gökdeniz (Dk. 46 Semih ), Aurelio , Tümer (Dk. 46 Mehmet Topal ), Arda , Nihat (Dk. 85 Kazım ), Tuncay
Goller: Dk. 32 Hakan Yakın (İsviçre), Dk. 57 Semih, Dk. 90 Arda (Türkiye)
Sarı Kartlar: Dk. 31 Tuncay, Dk. 41 Aurelio, Dk. 48 Hakan Balta (Türkiye), Dk. 55 Eren Derdiyok (İsviçre)

Scolari Chelsea'de

Felipe Scolari Abramovich'in önümüzdeki sezondaki yeni umudu olacak .Turnuva sonrası adaya gidecek olan Brezilya'lının tabloid basınının yeni malzemesi olacağı kesin . Adamda şeytan tüyü var seviyorum bu herifi . Gerçi hep bizimle oynadığı maçların hepsinden de eli boş dönsek te dedim ya severim bu adamı .Chelsea'yi aşağı düşürmez, aynı istikamet götürür . Ferguson-Scolari geyikleri muhtemel gibi önümüzdeki sezon ...

11 Haziran 2008 Çarşamba

Çek Cumhuriyeti 1 - 3 Portekiz (11.06.2008)

Rozenhal'ın yanından tıngır mıngır giden topun Deco ile buluşması Cech'in çırpınışlarına rağmen topun filelere gitmesi işleri kolaylaştıracak derken Sionko'nun kafa golü "aha şimdi maç başladı " dedirtti bana .Fakat Deco çilingir kıvamındaydı ve koca sezon Nou Camp'ta yapamadığını bu turnuvada yapınca tabelada skor değişiyordu . Çekler Portekizlilerin pas trafiğini bozmak için işin pisliğine gidiyordu çoğu kez ve Portekizli futbolcuları çaktırmadan pat küt dövüyordu .Hakem de bu duruma müsaade edince artiz Ronaldo'ya bi şeyler olacak diye düşündüm . Artiz Ronaldo fiyakayı bozmamak için staddaki dev ekrandan kendini süzdü durdu .Ama Allahı var yaman topçu kerata , çünkü kalecilerin efendisi Cech'i avlayabilecek yegane adamdı , golünü de çaktı .Portekiz için bu grup gerçekten küçük geldi galiba...
Stat: Stade de GeneveHakemler: Kyros Vassaras, Dimitris Bozatzidis, Dimitri Saraidaris
Portekiz: Ricardo, Ferreira, Bosingwa, Pepe, Carvalho, Petit, Moutinho (Dk.75 Meira), Simao (Dk.80 Quaresma), C.Ronaldo, Nuno Gomes (Dk.70 Almeida)
Çek Cumhuriyeti: Cech, Grygera, Polak, Galasek (Dk.73 Koller), Jankulovski, Sionko, Baros, Matejovski (Dk.68 Vicek), Plasil (Dk.85 Jarolim), Ujfalusi, Rozenhal
Goller: Dk. 8 Deco, Dk. 63 C.Ronaldo, Dk. 90 Quaresma (Portekiz), Dk. 17 Sionko (Çek Cumhuriyeti)
Sarı kartlar: Dk. 22 Polak (Çek Cumhuriyeti), Dk. 31 Bosingwa (Portekiz)

Gerçek taraftar !

Milli takım mı ? O da ne ?

Bugün milli maç varmıymış yokmuymuş , ne farkeder ki ? Fenerin transferleri her zaman daha önemlidir . Kocaman kocaman puntolar az bile gelir zaten. Milli takımın Fabiano kadar değeri var mıdır ki ? İki satır yeter elbet ay-yıldızlılar için . Memleketin transferlere ihtiyacı vardır , di mi yani ..... Ulen ben sizin gibi gazetenin ...

10 Haziran 2008 Salı

Yunanistan 0 - 2 İsveç (10.06.2008)

Ben de dahil olmak üzere çoğu kişinin hazzetmediği Yunanistan'ın futbolu bu turnuvada da yine aynı tas aynı hamamdı . Komşunun futbol anlayışını beğenmiyorum ama yine de saygı duyuyorum .Sonuçta onlar kendi tarzını yaratmışlar .Otto Rehhagel Yunanlılara artık bu modeli benimsetmiş .Sinir bozucu fakat bir okadar etkili defans anlayışı ve gol için bekle Allahım bekle dedirten dakikalar...Yunanistan'ın bu şekilde Portekizde kupayı kaldırması ve daha sonraları bu futbolla bir çok takımı tuzağa düşürmesi İsveç'i korkutmuş olacak ki onlar bile top çeviren Yunanlılardan kontra yememek için fazla yanaşmadılar . Tribünlerden de uğultular eksik olmadı haliyle . Yunanlılarda en göze çarpan isim Basinas'tı. Geriden gelen topları ustaca ileriye aktardı durdu . Yunanistan'a gol atmanın yolu ya çok hızlı usta ayakların verkaçlarından ya da uzaktan atılan şutlardan geçiyor .Ya da Hansson'un attığı gibi ucube goller buna örnek verilebilir. Doğrusunu söylemek gerekirse İbrahimoviç'in attığı klas golden başka bu maçı izlemek bana eziyet geldi.. .
Stat: Wals-Siezenheim
Hakemler: Massimo Busacca, Matthias Arnet, Stephane Cuhat (İsviçre)
Yunanistan: Nikopolidis, Antzas, Dellas (Dk. 70 Amanatidis), Kyrgiakos, Seitaridis, Katsouranis, Karagounis, Basinas, Torosidis, Charisteas, Gekas (Dk. 46 Samaras)
İsveç: Isaksson, Alexandersson (Dk. 74 Stoor), Mellberg, Hansson, Nilsson, Wilhelmsson (Dk. 78 Rosenberg), A.Svensson, D.Andersson, Ljungberg, H.Larsson, Ibrahimovic (Dk. 71 Elmander)Goller: Dk. 67 Ibrahimoviç, Dk. 72 Hansson (İsveç)
Sarı kartlar: Dk. 1 Charisteas, Dk. 51 Seitaridis, Dk. 61 Torosidis (Yunanistan)

İspanya 4 - 1 Rusya (10.06.2008)

İspanya ilk golü atana kadar "noluyor len ?" şaşkınlığı içerisinde Rusya'nın kontrollü bindirmeleriyle istim üstünde gibiydi . Torres can simidi gibi yetişip Villa'ya golü attırınca Rusya'nın kimyası bozuldu ve Xavi ve Iniesta'nın sihirli paslaşmalarını izledik ondan sonra. İkisinin de ince bilekli ,seri pasları göz zevkimizi bir hayli doyurdu desek yeridir .(Bu adamlarla ortada sıçan oynasan sabaha kadar top alamazsın ayaklarından herhalde.)Rusya için skora bakıpta kötü takım demek haksızlık olur aslında .Gol vuruşlarını yapacak usta ayaklarından yoksun olmaları maçın kaderine direk etki eden unsurdu . Kalan maçlarında sürpriz sonuçlar olabilir Rusya adına . İspanya 2 farklı öne geçtikten sonra galibiyetten son derece emin bir şekilde Rusya'nın üzerine gelmesini bekledi ve sağlam paslardan oluşan kontrataklarla gol pozisyonları üretmeye başladı . Villa'nın son vuruşlardaki ustalığı ,kurnazlığı ve Torres'in müthiş formu Raul için milli takım defterinin sonsuza kadar kapandığını gösteriyordu adeta. Her takıma lazım olan çok kaliteli bir golcü bu Villa . Iniesta ve Torres'in erkenden oyundan çıkmaları Aragones'in uzun soluklu geçeceğe benzeyen turnuvada onları garanti altına almak istemesi diye düşündüm .İspanya'nın son derece kaliteli yıldızları var fakat bu savunmaları kalburüstü takımlara karşı büyük ihtimalle S.O.S verecektir . Bu maçı rahat kazansalar da defansta problemler yaşadığı kesin .

Stat: Tivoli Neu
Hakemler: Konrad Plautz, Egon Bereuter, Markus Mayr (Avusturya)
İspanya: Casillas, Ramos, Puyol, Marchena, Capdevila, Senna, Iniesta (Dk. 63 Cazorla), Xavi, Silva (Dk. 77 Xabi Alonso), Villa, Torres (Dk. 54 Fabregas)
Rusya: Akinfeyev, Anyukov, Kolodin, Shirokov, Zhirkov, Semak, Zyryanov, Semshov (Dk. 57 Torbinsky), Bilyaletdinov, Sychev (Dk. 46 Bystrov) (Dk. 70 Adamov), Pavlyuchenko
Goller: Dk. 20, 44 ve 75 Villa, Dk. 90 Fabregas (İspanya), Dk. 86 Pavlyuchenko (Rusya)

Hollanda 3 - 0 İtalya (09.06.2008)

Turnuvanın şu ana kadar izlediğimiz en keyifli maçıydı . Daha maç başlamadan futbolcuların coşku içinde milli marşlarını okumaları (özellikle İtalyanlar) maçın güzel geçeceğini düşündürttü bana. Nedense bu seremoniler benim çok hoşuma gider ama bizim Türkiye'de hep reklama yenik düşer bu anlar . Şükür bu kez fazla güme gitmiyor bu görüntüler. Maçta Hollandalı futbolcuların rakibine karşı daha güçlü pres yapmaları İtalyanları organize atak yapma konusunda zorladı . Engelaar ve Sneijder'in mükemmel performansı genelde topun portakallarda kalmasını sağlayan nedenlerden birisiydi . İtalyanların da çok önemli fırsatları oldu ama portakallar ne yapacağını bilen ve her daim tehlikeli kontralar yakalayan bir görünüm içersindeydiler . Van Bronckhorst olayı koparanların başında geliyordu . Van der Vaart, Kuyt ve Sneijder üçlüsü İtalya'nın ipini çekmek üzere programlanmış gibiydiler . Materazzi'yi 50 dakika oynatmak bile ruh sağlığını bozmak açısından yeterliydi . Luca Toni debelendi durdu fakat Hollanda'nın dehşet kademe anlayışı ve seri oyunu İtalyanların daha gol pozisyonu kaçırma duygularını yaşamadan kendi kalelerinde gol fırsatlarına dönüşmesine sebep oluyordu . Ben İtalyanların acı bir şekilde yenilmesine rağmen bu gruptan çıkabileceğine inananlardanım. İtiraf etmeliyimki böyle bir skoru hiç ama hiç ummuyordum .Portakalların geri dönüşüne de sevinmedim desem yalan olur .Çünkü bu galibiyetin onların futbol arenasındaki prestijlerini yeniden kazandıracağını düşünüyorum ...

Stat: Stade De Suisse
Hakemler: Peter Fröjdfeldt, Stefan Wittberg, Henrik Andren
Hollanda: Van Der Sar, Ooijer, Boulahrouz (Dk. 77 Heitinga), Mathijsen, Van Bronckhorst, De Jong, Engelaar, Kuyt (Dk. 81 Afellay), Van Der Vaart, Sneijder, Van Nistelrooy (Dk. 70 Van Persie)
İtalya: Buffon, Panucci, Barzagli, Materazzi (Dk. 54 Grosso), Zambrotta, Ambrosini, Pirlo, Gattuso, Camoranesi (Dk. 75 Cassano), Toni, Di Natale (Dk. 64 Del Piero)
Goller: Dk. 26 Van Nistelrooy, Dk. 31 Sneijder, Dk. 79 Van Bronckhorst (Hollanda)
Sarı kartlar: Dk. 59 De Jong (Hollanda), Dk. 27 Toni, Dk. 35 Zambrotta, Dk. 51 Gattuso (İtalya)

Romanya 0 - 0 Fransa (09.06.2008)

Sıkıcı bir maçtı kesinlikle . Son dönemin parlayan yıldızlarının hatırı sayılır biçimde Fransa'da olması Fransa'nın iyi futbol oynaması için teoride geçerli bir nedendi .Fakat Fransa yavaş ve yaratıcılıktan uzak futboluyla Romanya savunmasında eridi gitti . Sanki herkes Ribery'nin ayağına bakıyordu .Ribery'nin kafasında planladıklarıyla diğer futbolcuların yapacakları arasında fersah fersah mesafe vardı . Domenech elindeki kaliteli kadroyu kullanamayan ve oynatamayan bir hoca . Romanya bu maçtan galip te gelebilirdi .Fakat öncelikleri gol yememek olduğu için 1 puana razı oldular . Sanki bir önceki turnuvada Yunanlıların yaptığını yapmak ister gibiydi Romenler . Bu grupta ilk maçta 1 puan hiç te fena değil .
Stat: Letzigrund
Hakemler: Manuel Mejuto Gonzales, Juan Carlo Yuste Jimenes, Jesus Calvo Guadamuro
Romanya: Lobont, Contra, Goian, Tamas, Rat, Chivu, Radoi (Dk. 90 Dica), Cocis (Dk. 63 Codrea), Daniel Niculae, Nicolita, Mutu (Dk. Marius Niculae 78)
Fransa: Coupet, Sagnol, Thuram, Gallas, Abidal, Ribery, Makelele, Toulalan, Malouda, Benzema (Dk. 77 Nasri), Anelka (Dk. 72 Gomis)
Sarı kartlar: Dk. 27 Daniel Niculae, Dk. 40 Contra, Dk. 43 Goian (Romanya), Dk. 51 Sagnol (Fransa)

8 Haziran 2008 Pazar

Almanya 2 - 0 Polonya (08.06.2008)

Çocukken Cruyff'un ''En güzel gol boş kaleye atılandır'' klişesini duyduğumda bu lafın derinlemesine bir futbol felsefesini ifade ettiğini ilerleyen yıllarda anlayacaktım . Futbolun sadece bireyler üzerine kurulu olmadığını , tık tık seri paslaşmalarla zorun kolaya dönüşebileceğini ifade eden bu güzel lafın Almanya için cuk oturduğunu söyleyebilirim . Yaradan bu adamları turnuvada oynasınlar diye yaratmış sanki . Turnuvaya katılan ekipler arasında benim için en güzel formayı giyen Almanlar biyonik yapılarıyla aynı tornadan çıkmış gibiydiler. Fizik güçlerini teknikleriyle birleştirince rakibi bunaltan , top vermeyen ve sahada her mevkiyi iyi kullanabilen bir görünüm içersindeydiler . Almanya'nın savunma çekirdeğini oluşturan Mertesacker ve Metzelder , tank gibi oyunlarıyla Smolarek ve Zurawski'nin 18'e girmelerine her daim engel oldular . Polonya'nın gol pozisyonları genel itibariyle uzaktan şutlar idi . Fritz'in özellikle sağ kanadı otoban gibi kullanması Polonya'yı bir hayli yordu . Polonya aslında kesinlikle kötü bir takım değil , fakat Almanya'nın oturmuş saha yayılımı ve pres anlayışı onların oynamasına engel olan başlıca unsurdu . İkinci yarıda Guerriro'nun ince bilekleri ve pasları Almanya'yı sıkıntıya sokar gibi olsa da Polonya kökenli Klose ve Podolski'nin işbirliği ibrenin süreli olarak Almanya lehinde olmasını sağladı . Ballack'ı bugün tam olarak göremesek te ilerleyen maçlarda eline direksiyonu alacağını söyleyebiliriz .Almanya güzel bir başlangıç yaptı , ve futbolları bizim gibi güzel oyun isteyen futbol manyakların tatmin etti diyebilirim ...

STAT: Wörthersee
HAKEMLER: Tom Henning Ovrebo, Geir Age Holen, Erik Raestad (Norveç)
ALMANYA: Lehmann, Lahm, Metzelder, Mertesacker, Jansen, Fritz (Dk. 55 Schweinsteiger), Ballack, Frings, Podolski, Gomez (Dk. 75 Hitzlsperger), Klose (Dk. 90 Kuranyi)
POLONYA: Boruc, Golanski (Dk. 75 Saganowski), Bak, Zewlakow, Wasilewski, Krzynowek, Dudka, Lewandowski, Lobodzinski (Dk. 65 Piszczek), Smolarek, Zurawski (Dk. 46 Guerreiro)
GOLLER: Dk. 20 ve 72 Podolski (Almanya)
SARI KARTLAR: Dk. 64 Schweinsteiger (Almanya), Dk. 40 Smolarek, Dk. 60 Lewandowski (Polonya)

Avusturya 0 - 1 Hırvatistan (08.06.2008)

Turnuvanın en zayıf halkası olarak nitelendirilen Avusturya kişilikli ve mücadeleci oyunuyla yenilmesine rağmen göz doldurdu . (Türkiye'den çok çok iyiydiler en azından) Erken gelen gol Hırvatların belki de işini zora soktu . Çünkü Avusturya ülkesinde olmanının ve seyircisinin gazıyla yer yer kapasitesinin üstüne çıktığı zamanlarda rakibini fena bunalttı . Özellikle Ümit Korkmaz'ın oyuna girmesiyle daha çok pozisyonlar yakaladı evsahibi takım . Kaleci Pletikosa'nın gününde oluşu ve Avusturyalı ayakların birazda beceriksiz oluşu Hırvatistan'a 3 puanı getiren en önemli etmendi . İlk 25 dakikada kaleyi bulmayan şutlardan başka hiç bir atağı yoktu Avusturya'nın . Pogatetz'in görmesi gereken ikinci sarı da güme gitmişti . Avusturya'nın eti budu bu işte . Yenilmelerine rağmen ezilmediler .Hırvat tarafında maça başlamadan önce gözlerim Modric'in üzerindeydi . Tottenham'ım 23 küsur milyon Euro'ya kadrosuna dahil ettiği bu adamı ilk defa 90 dakika izleyecektim. Modric orta sahada çalışkan ve ayağına hakim bir futbolcu, fakat bu kadar para eder miydi işte orası tartışılır. Arsenal'li Eduardo'nun yokluğunda Olic'in çırpınışları emektar Suker'i hatırlattı bana . Neydi o eski Hırvatlar diye içimden geçirmedim değil . Bilic'in talebeleri önemli bir galibiyet aldı ama şu futboluyla turnuvada fazla ses getirmez gibi .
Stat: Ernst Happel
Hakemler: Peter Vink, Adriaan Inia, Hans Ten Hoove (Hollanda)
Avusturya: Macho, Proedl, Pogatetz, Stranzl, Standfest, Aufhauser, Ivanschitz, Saeumel (Dk. 61 Vastiç), Gercaliu (Dk. 69 Ümit Korkmaz), Harnik, Linz (Dk. 74 Kienast)
Hırvatistan: Pletikosa, Corluka, Robert Kovaç, Simuniç, Pranjiç, Srna, Modric, Niko Kovaç, Kranjcar (Dk. 61 Knezeviç), Oliç (Dk. 82 Vukojeviç), Petriç (Dk. 72 Budan)
Gol: Dk. 4 Modric (penaltıdan)
Sarı Kartlar: Dk. 3 Pogatetz, Dk. 21 Saumel, Dk. 68 Prödl (Avusturya), Dk. 51 Robert Kovaç (Hırvatistan)