16 Ekim 2008 Perşembe

Estonya 0 - 0 TÜRKİYE (15.10.2008)

İnsan şöyle maçlarda kaybedilen puanlara hayıflanmadan edemiyor . Sistem mistem herşey iyiydi aslına bakarsınız, ilk yarı biraz sıkıcı bir oyun sergilesek te genel anlamıyla maça hakim , bir şeyler yapmaya çalışan ve bolca da pozisyon bulduğumuz bir maçın ardından , insan ulen yine mi cumartesi -çarşamba sendromu be ! demeden edemiyor .Yok kardeşim 6 puan üst üste alamıyoruz işte şöyle turnuva maçlarında . Hamit'in sert - yumuşak vurduğu her topu kalecinin kucağına nişanlaması , Yusuf gibi ince bilekli bir adama yakışmayan kalın vuruşlar , Balta'nın direkten dönen topu ekran başında küfür edebiyatımıza yeni incilerin girmesine neden oldu . Yazık tek kelimeyle yazık ! Her şey iyiydi , her şey uygundu fakat topu çerçeveye sokacak beceriden ve şanstan mahrumduk . Tadım tuzum kaçtı be ..!

ESTONYA: 0 - TÜRKİYE: 0
Stat: Le Coq Arena
Hakemler: Robert Malek , Krysztof Myrmus , Konrad Sapela (Polonya)
Estonya: Londak , Şişov , Barengrub , Piiroja , Kruglov , Vunk (Dk. 77 Puri ), Dmitrijev , Klavan , Vassiljev , Oper , Voskoboinikov (Dk. 63 Zenjov)
Türkiye: Volkan , Servet , Hakan Balta , İbrahim Kaş , Sabri , Arda , Aurelio , Kazım (Dk. 70 Uğur ), Halil , Ayhan (Dk. 60 Yusuf ), Nuri (Dk. 35 Mevlüt )
Sarı Kart: Dk. 84 Arda (Türkiye)

14 Ekim 2008 Salı

Cisse Mix !

Tablo gibi

Dünya Kupası elemelerinden Senegal-Gambiya maçında çekilmiş tribün fotoğrafı ...Siyah adamların kafaları tablo kıvamında değişik bir hüviyet kazandırmış . Arada tek tük beyazda var. Onlar arada kaynamış gitmiş haliyle ...

€1 MILLION

Dünyada kriz var diyenler halt etmiş . Bu kriz denilen illetin Madrid'e uğramadığı açık. Başlıktaki rakam Real Madrid Başkanı Roman Calderon'un sene sonunda Şampiyonlar Ligi ve İspanya'da kazanılacak kupalar sonunda oyuncularına ödemeyi vaadettiği rakam . Sadece La Liga şampiyonluğuna £250,000 değer biçmiş Calderon. CL şampiyonluğunuda £400,000'cık ...Ben Real'in topçusu olsaydım , böyle prim için sahada kıçımı yırtmazsam ahacık şurdan şurayada adımımı atmayayım . Prim mi , ganimet mi belli değil ....

Sanal Christiano !

En Kötü 11 !

Barcelona tabanlı spor gazetesi ''Sport'' okuyucuları arasında yapılan ankete göre gelmiç geçmiş en kötü muhtemel Barcelona 11'nin arasına bizden biri de girmiş. Tebrikler Rüştü ...!

13 Ekim 2008 Pazartesi

Biraderler !

Türkiye -Bosna maçını izlerken ,Halil Altıntop oyuna girerken birden aklıma geliverdi , keşke Hamit sakat olmasaydı da kadroda yer alsaydı diye .Sonra kardeş futbolcuların futboldaki konumlarını düşündüm birden . Örneğin Laudrup kardeşleri izlemek rüya gibi bir şeydi . Ama ben Brian Laudrup'u daha çok tutardım nedense . Neville kardeşler iyi çıkış yapmışlardı bir aralar ama biri Everton'a gidince sihri kaçmıştı ikisinin de . Daha önceleri Hollandalı De Boer kardeşler tartışmasız favorilerimdendi . İkisi de manyak top oynardı Ajax yıllarında. G.Saray Frank De Boer'in kariyerinin içine etmişti gerçi . Koeman kardeşlerde önemli bir yer tutmuştu futbol dağarcımızda . Şota ve Arçil bizden biri gibiydi , onları unutuna aşkolsun. Bülent ve Mert Korkmaz Cimboma bir ömür verdi . Tabi Mert dolandı durdu Anadolu'da . Kurtuluş'ların biri Cimbom'da biri Kartal'da . İsviçreli Yakın Kardeşler İsviçre futboluna damgasını vurmuştur güzelinden . İtalyan İnzaghi kardeşler epeyce fileleri sarstılar. Filippo daha çakal olduğu için epey kariyer ve kupa yapmıştır . Piyasada bir çok Kone (Arouna, Bakari,Karamoko) vardır örneğin , hepside iyi topçudur vesselam . Yaya ve Kolo Toure'ler Barça'da ve Arsenal'de takımın olmazsa olmazlarındandır . Eskiden hatırladığım fakat bize görmek nasip olmayan Hollandalı Van der Kerkhof kardeşler ve İngiliz Charlton'ların literatüre girdiklerini de hesaba katmak lazım .Alman Rummenigge'leri görmüşümdür tıfılken. (Karl Heinz olanını daha çoktutardım.)Bu isimlerin içinden en çok Danimarkalı Laudrup kardeşlerin beni etilediğini söylemeden geçemeyeceğim. Hamit bu arada seni özledim be, milli takıma bir an önce geri dönsen iyi edersin...

Farklı duygular !

11 Ekim 2008 Cumartesi

TÜRKİYE 2 - 1 Bosna Hersek (11.10.2008)

Sakatlıklar yüzünden birgün kökümüze kıran girecek diye düşünürken Batuhan'ın sakatlanması milli takım adına hayır vesilesi oldu galiba. Rusya 'da Tekke ,kulübede Altıntop beklerken gol umutlarımızı dev bir tıfıla bırakmak Fatih Hoca'nın her zamanki muazzam (!) fikirlerinden biri olabilirdi ancak . Bu maçtan bir ay önce birisi bana forvet varyasyonumuzun Mevlüt ve Batuhan'dan oluşacağını söylese kıçımla gülerdim herhalde . Acaba bu maça kadar Mevlüt ve Batuhan birbirlerini daha önceden görmüşler miydi ?İlk yarıda sağda çırpınan ve bir şeyler yapmaya çalışan ve aynı zamanda kanaatimce maçı kurtaran Sabri'nin dışında, Mevlüt'ün cılız ve beceriksiz gol vuruşları vardı .Fransa'da takır takır golleri saydıran Erdinç'in galibiyet golünü atmasına rağmen beni pek tatmin edebildiğini söyleyemeyeceğim . Son vuruşlar tek kelimeyle berbat , fakat mücadele azmi ve hızı konusunda negatif düşünmüyorum . Volkan ilk yarıda kendisine gelen tek topuda içeri aldı . Her zamanki gibi duran toplardan kalemize giren goller ve ardından seyirci için tırnak yeme merasimi ! İbrahim Kaş bir kaç pozisyonda ürkütse de kademede çok önemli bir kaç topu iyi kesti . Bu maçı çeviren olay ikinci yarının ilk 15 dakikasındaki yoğun pres ve Sabri'nin ekstra performansıdır. Kulübeden gelen doğru hamleler (zorunlu da olsa !)Bosna'yı şaşkına çevirmiş ve bizim açımızdan olması gereken zorunlu galibiyetin geleceğe dair beklentilerimizin erkenden bitmemesine neden olmuştur .Ama şunu da kabul edelim , milli takımın ikinci yarıda oynadığı futbolu beğenmedim desem ayıp ederim . Estonya'da bir üç puan daha kapmamız farz gibi bir şey artık!

Stat: BJK İnönü
Hakemler: Viktor Kassai , Gabor Eros , Tibor Vamos (Macaristan)

Türkiye: Volkan , Sabri , Servet , İbrahim Kaş , Hakan Balta , Kazım , Aurelio , Ayhan (Dk. 64 Halil ), Arda , Mevlüt (Dk. 80 Yusuf ), Batuhan (Dk. 39 Nuri )
Bosna Hersek: Hasagic (Dk. 75 Brasnic ), Damjanovic , Spahic , Radeljic , Salihovic , Rahimic , Berberovic , Misimovic , Muratovic (Dk. 81 Pjanic ), İbricic (Dk. 64 Ibisevic ), Dzeko xx
Goller: Dk. 27 Dzeko (Bosna-Hersek), Dk. 51 Dzeko (Kendi Kalesine), Dk. 66 Mevlüt (Türkiye)
Sarı Kartlar: Dk. 42 Kazım (Türkiye), Dk. 80 Radeljic, Dk. 88 Pjanic (Bosna-Hersek)

10 Ekim 2008 Cuma

Davala

Milan'a transfer olmadan önce Ümit Davala takımı sırtlayan , enerji küpü, matrak sevdiğim bir adamdı . Yüzünden gülücük eksik olmayan, Uzakdoğudaki Dünya Kupasında Mohikanvari akla zarar saçlarıyla herkesin takımında görmek istediği bir futbolcuydu . Werder Bremen'de talihsizlik bir sakatlık geçirdi, futboldan da haliyle uzaklaştı .Bu arada çıkardığı Rap albümüyle de benim işim sadece yeşil sahalar değil demişti . Böylesine deli dolu bir adamın Genç Millilerle başlayan teknik adamlık deneyiminin ardından suratsız ve ciddi bir çehreye bürünmesinin sebebini teknik adamlığın biraz da ciddiyet gerektirmesine bağlamıştım Sonra G.Saray günleri ve Skibbe'nin asistanı olunca takıma faydası olur diye düşündüm. Ama maçlarda çizdiği portre : Elleri genellikle bağlı, maçı öylesine seyreden , Skibbe'ye iki çift kelam etmeyen sinik bir görüntü . Bazı futbolculara harbiden teknik adamlık yakışmıyor .Galiba Davala'da onlardan birisi . Tam anlamıyla bir hayalkırıklığı oldu Davala . Yaprak dökümü başladı , Skibbe de her an Lufthansa'dan biletinin ayırttırabilir . Skibbe giderse fazla takmam da , Ümit Davala'nın gözden gönülden bu şekilde düşmesine üzüldüm . Ama sen de hakettin be Ümit !

8 Ekim 2008 Çarşamba

Denizli ne yapar ?

Beşiktaş Mustafa Denizli ile anlaşmış . İyi mi oldu ? Eee kısa vadede alınabilecek en faydalı ismi aldı Beşiktaş . Peki her şey yoluna girer mi? Orası muamma . Ben şimdiden Denizli'nin akıbetini merak etmeye başladım .Yıldırım Demirören ve tayfası sağolsun kumpasları, entrikaları iyi çeviriyor .İnsan ilişkileri ve incelikten yoksun bir başkanın Tigana'yı ,Rıza'yı ve Ertuğrul'u nasıl gönderdiğinden bahsetmeye gerek yok . Bosque başlı başına bir skandal . Futbolculardan Koray, Fahri ve Burak (İlk aklıma gelenler) ne olduğunu bile anlamadan başka kulüplerde buldular kendilerini. Acaip bir basiretsizlik, beceriksizlik ve dümencilik zihniyetiyle yönetilen bir kulüpte harbiden Denizli'nin ne halt yiyeceğini merak ediyorum .

Çetin ceviz ....

23 Ekim 2008
Galatasaray - Olympiakos
6 Kasım 2008
Benfica - Galatasaray
27 Kasım 2008
Galatasaray - M.Kharkiv
3 Aralık 2008
Hertha Berlin - Galatasaray

Yıllar önce böyle bir grup ve eşleşme için gözü kapalı Cimbom'u üst turda derdim , ama o yıllar geride kaldı ve Trömsö ve Helsinborg facialarını yaşadıktan sonra şimdi gerçekten bir yorum yapmak zor . Galatasaray Avrupa'daki prestijini çoktan çarçur ettiği için ister istemez taraftarın kafasında belkiler oluşmaya başladı bile . Ama yine de ümitsiz değilim . Ali Sami Yen'de Yunan ve Ukrayna takkımıyla oynayacak olmamız gözle görünen bir avantaj . Ne kadar iyi isimlere sahip olsa da bu defans hataları ve hala oturmayan şablon umarım başımızı fazla ağrıtmaz ...

6 Ekim 2008 Pazartesi

Nurtopu !

Turkcell Super Lig 08-09 : 6. Hafta

Süperman !

Bir kaç sene öncesine kadar kıyafet balosunda Dirk Kuijt'in giydiği kostüm bu . Ben Kuijt'in üzerine giydiği Liverpool formasının altında sanki bu kostümün olduğunu düşünüyorum . İşlerin sara sarpa gittiği anlarda alıyor eline sazını , tıngırdatıyor en güzelinden . Hollandalı Liverpool'a geldiğinden beri süper işler yapıyor . Aklı sadece ve sadece elinden gelebildiğinin en iyisini yapabilmekte. O tescilli bir kahraman değil ama bu yolda emin adımlarla ilerliyor . Liverpool'un son yıllarda kendi bünyesine kattığı en iyi transferlerden .....

Vah Uşakspor vah !

Memleketim Uşak olduğu için Uşakspor'u kıyısından köşesinden takip etmeye çalışırım . Maalesef bu sene Uşakspor tarihinin en kötü günlerini yaşıyor . Daha yakın zamana kadar rekor puanla gelen şampiyonluğun ardından Süper Lig hevesinin ve beklentisinin yaşandığı Uşakspor büyük ihtimalle amatöre düşecek bu sene. Takıma sahip çıkan bir Allahın kulu bile yok. Bütün Uşaklı işadamları ve zenginler sırtını çevirmiş durumda. 15-16 yaşındaki tıfıl delikanlıların haysiyetiyle onuruyla sahaya çıktığı , deplasman parasını bile zor bulduğu bir takım konumuna döndü . Borç desen diz boyu .Borçlardan kurtulmanın tek yolu küme düşmek . Ya da Arap şeyhlerinin, Rus milyarderlerinin takımı alması gerekiyor . Daha 1 tane gol bile atamadı Uşakspor . Oynadığı 6 maçta 33 tane gol gördü kalesinde. Utanç verici bir durum . Para hayatımızda her şey mi ? Galiba Uşakspor için evet . Memleketimin takımını bu halerde görmek beni mahvediyor . Hey gidi günler hey ...!

Bursaspor 2 - 1 Galatasaray (05.10.2008)

Çok acaip bir lig oluyor bu sene . Büyük takımların çöküşü Türk futbolununun da çöküşünü hazırlıyor yavaş yavaş . Evet lig aslında bu sene daha zevkli. Çünkü bu sene Anadolu takımları kendini daha çok gösteriyor .Trabzon'un iyi bir form yakalaması da hoşuma gidiyor .Fakat gerçekçi olmak gerekirse milli takımın iskeleti 3 büyükler üzerine kurulu . Sakatlar ve formsuz ordusunun oluşturduğu 3 büyük takımın üstüne bir de moralsizlik çökmüş durumda . Saçma sapan işler yapıyor 3 büyük takım da. G.Saray uzun süredir(belki de ilk defa ) böylesine kuvvetli bir kadro kurmamıştı hiç. Ama forvet hattı ile defans hattı arasındaki güç farkı ve kendi bildiğine yalnızları oynayan bir orta saha seyircinin gönlünü hoş tutmuyor . Tuhaf bir dengesizlik var G.Saray'da. G.Saray'ı G.Saray yapan orta saha yol geçen hanı gibi. Ne basıyor, ne üretiyor ne de yardım ediyor . Servet ne zaman Meira ile bir uyum yakalayacak Allah'a kalmış . Yusuf sihirli bilekleriyle tek başına Cimbomu tepeledi . Bu Yusuf'tan futbolunun son demlerinde milli takımda da yararlanmak lazım aslında. Genç Sercan gene boş durmadı, iyi bir golcü olduğunun ve daha daha iyi olacağının sinyallerini verdi .İyi oldu bu yenilgi G.Saray için. Ne zamandır çekirge misali zıplıyordu Cimbom . Bu çekirgenin kulağını çekmek lazımdı . UEFA Kupası mı? Hele bir durun . Bu takım daha takım olamadı ki...

Stat: Atatürk
Hakemler: Hüseyin Göçek , Alper Ulusoy , Aleks Tasçioglu
Bursaspor: Ivankov , Veli , Ömer Erdoğan , İbrahim Öztürk , Mustafa Keçeli , Sercan Yıldırım (Dk. 84 Volkan Şen), Bekir Ozan , Mustafa Sarp , Romaschenko (Dk. 66 Fabricio ), Yusuf Şimşek , Adriano (Dk. 64 Gökhan )
Galatasaray: Sanctis , Sabri , Meira , Servet , Volkan Yaman , Arda , Ayhan , Lincoln , Hakan Balta (Dk. 71 Aydın Yılmaz ), Nonda (Dk. 80 Yaser), Baros
Goller: Dk. 38 Mustafa Sarp, Dk. 48 Sercan Yıldırım (Bursaspor), Dk. 56 Arda (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 63 Veli (Bursaspor), Dk. 60 Sabri, Dk. 76 Baros (Galatasaray)

4 Ekim 2008 Cumartesi

Kim daha iyi ?

İkisi de muhteşem . Ama Messi ilk göz ağrımız olduğundan mıdır nedir , daha çok seviyorum onu . Onu izlerken heyecanlanıyorum .Demek ki hoşuma giden o . Ama Maradona'nın damadı Khün Aguero'yu yabana atmamak lazım .Onun sayesinde A.Madrid çağ atladı gibi bir şey . Akşam karşı karşıya gelecekler . Çok güzel bir maç olacak .Mevkileri itibariyle fazla karşı karşıya geleceklerini pek düşünmüyorum ama, takımlarına verecekleri katkıyı acaip merak ediyorum .Günün en güzel maçı olacağı kesin ...

Takımı adam gibi oynat !

Yukarıdaki fotoğrafa bakıpta her şeyin güllük gülistan olduğunu zannetmeyin . Beckenbauer hafta içinde berabere biten Lyon maçından sonra, ayarı vermiş basına Klinsmann'ın artık sistemini oturtmasını ve iyi sonuçların gelmesi gerektiğini söylemiş . Kaiser çaktırmadan yeter ulen fıstık gibi takım var elinde yap bir şeyler artık diyor .Klinsmann'ın iş zor aslında. Beckenbauer'in ağzından çıkan her kelime Bayern için emir telakki ediliyor zaten . Almanya'da ki dünya kupasında Löw'ün takımı yönettiği söyleniyordu. İyisi mi Klinsmann Löw'e bir telefon çaksın taktik teknik alsın adamdan .Harbiden gül gibi takım var elinde, madara edecek bu gidişle ...

Drogba'yı özledim

Bazı futbolcular vardır, bu adamın üzerinden tank geçse bir şey olmaz dediğimiz .Drogba'da onlardan birisidir mesela. Kaslı yapısıyla , kocaman baldırlarıyla bir çok defans adamını ekarte etmiştir sahada . Drogba 10 aslan kuvvetinde diye düşünmeme rağmen , sakatlıktan adam gibi oynayamadı bu sezon . Demek ki görünüşe aldanmıycan .Essien sezonu kapadı gibi bir şey zaten . Drogba da bir türlü sakatlıktan kurtulamadı . Gözlerim Chelsea'de hep onu arıyor nedense . 1 ay sonra sahaya döner deniliyor .Bu sakatlıklar son yıllarda futbolcuları çok vurmaya başladı galiba. İstediğim adamları sahada göremeyince , yoğun maç trafiği ve modern futbol adını verdiğimiz kora kor mücadele futbolcuları daha çok revire gönderir gibime geliyor . Bir adamı 20 maç izlesek çok bile artık !