Yaş kemale ermeye başladığı vakit yapılacak en iyi iş yeni kıtaya kapağı atmak . Arsenal 'den sonra West Ham'da ki günleri eskiyi bir hayli arattırmıştı bize . Wenger tabanca gibi kullandı onu , çokça takımın kalbinden vurdu iyi işler yapmıştı Arsenal'de . Yeni takımı Seattle Sounders'ta ne yapar eder bilinmez ama , Ljunberg gider ayak balayına çıkar gibi iyi bir sözleşme imzalayıp futbolunun son demlerini sefaya çevirmiş görünüyor ....
29 Ekim 2008 Çarşamba
Amerikalı !
Yaş kemale ermeye başladığı vakit yapılacak en iyi iş yeni kıtaya kapağı atmak . Arsenal 'den sonra West Ham'da ki günleri eskiyi bir hayli arattırmıştı bize . Wenger tabanca gibi kullandı onu , çokça takımın kalbinden vurdu iyi işler yapmıştı Arsenal'de . Yeni takımı Seattle Sounders'ta ne yapar eder bilinmez ama , Ljunberg gider ayak balayına çıkar gibi iyi bir sözleşme imzalayıp futbolunun son demlerini sefaya çevirmiş görünüyor ....
Dietmar Hopp
Şüphesiz Bundesliga'nın şu anda en çok konuşulan takımı Hoffenheim . 3000 kişinin yaşadığı bir kasaba takımının en yakın rakibi Hamburg'u üçleyerek liderliğe oturması futbol dünyasını bir hayli şaşırtmış durumda . 1990 yılında Almanya'da 8.lig ayarında bir seviyede bulunan bir takımın şimdilerde ortalığı bu denli karıştırması anormal bir durum olsa gerek .Sene başında G.Saray ile oynadığı ve 2-1 kazandığı hazırlık maçında dikkatimi çekmişti mavililer . O zaman gerçektende bu takımda iş var demiştim . Hoffenheim'ın başarısında belkide en büyük etken Dietmar Hopp . Almanya'nın multi milyonerlerinden birisi olan Hopp kurduğu takımla hop dedirtiyor resmen . Hopp , Mannheim civarlarında 30000 kişilik bir stad yapma hazırlığında ve Hoffeinheim için hiç bir şeyden kaçınmıyor . En büyük hayali Bundesliga liderliğini bir kez olsun görmekti , bunu da başardı . Darphane gibi para akıtan futbol devlerinin performansları karşısında , mütevazi fakat bir o kadar da iyi kadrosu ile takımları dize getiren Hoffenheim'dan ve Hopp'tan futbol dünyasının öğreneceği çok şey var...
28 Ekim 2008 Salı
Piskopatın golü
İngiltere'de nedense kanımın kaynamadığı -ısrarla söylerim-tek takımdır Newcastle United . Bu kadar para pula ve gelen giden ünlü futbolcu trafiğine rağmen entrikalar ve salakça mağlubiyetler eksik olmaz siyah beyazlılarda . N.United tam 7 hafta sonra zorda olsa 2-1 lik West Bromwich galibiyetiyle 3 puana kavuştu .Skor pekte umrumda değil . Dikkat çeken asıl konu piskopat Barton'un gol atması . O kadar vukuaat ve hapishane günlerinden sonra bu adamın hala takımda yer bulabilmesine hep şaşmışımdır .Hiç bir hocada kesmedi onu . Nede olsa piskopat işte , çekiniyor millet bu Barton'dan.Golünü de çakmış penaltıyla . İyi roman olur bu adamdan . Adamda döverim , futbolumu da oynarım diyo kendisi . Racon ondan soruluyor adada ...
Patron Maradona !
Bir ara hayatının en kötü günlerini yaşıyor , hastanelerde belki de son demlerini geçiriyordu Maradona . Alyuvar akyuvardan ziyade kokain dolaşıyor damarlarında muhabbeti almış gitmişti . Sivil hayata geri döndü , medyada sürekli her şeye rağmen onun peşinden koştu . Bundan sonrada koşmaya daha çok devam edecek .Arjantin milli takımının koltuğu ona emanet . Topla da hayatla da habire dalga geçti . Fakat şimdi ciddi bir görev onu bekliyor . Maradona teknik adamlıkta ya karizmayı çizdirecek ya da gelgitler yaşayan kariyeri tekrar tavan yapacak . Arjantin halkı sevinmiştir kesin .Fakat onun gönlümüzdeki yeri Mexico 86'da çakılı kaldı . Sanki teknik direktörlük onun sihrini alıp götürecek gibi bir his var içimde ...
Ohhhhh !
26 Ekim 2008 Pazar
Yazık !
Çürük elmayı ayıklamayıp, sağlamlara da çürük muamelesi yapan bir zihniyetin hakim olduğu bir ülkede iki kelam edip bir şeyler yazmak suç olmaz da ne olur ... Yazık ,çok yazık ...
23 Ekim 2008 Perşembe
Galatasaray 1 - 0 Olympiakos (23.10.2008)
Tribünler maça iyi hazırlanmıştı . Ne de olsa rakip bir Yunan takımı olunca desibel oranı bir parça daha yüksek olması gerekiyordu . Tribünlere güzel eşlik etti sarı-kırmızılılar . Aklı başında, kontrollü ve dengeli futbolun semerisini gördü bu gece G.Saray . Meira'nın Servet'ten kurtulup Ayhan'a yaklaşması Ayhan'ı daha değerli yaptı. Rahatladı çocuk biraz. Sakatlanıp çıkmasına daha çok üzüldüm bu yüzden . Lincoln'ün her zamankinden çok hareketli ve diri oynaması orta sahada işleri iyice kolaylaştırdı. Hakan Balta ve Sabri'nin yumuşak ayakları Yunanlıların kanat zenginliklerini iyice azaltırken , topun daha çok G.Saraylı futbolcularda kalmasını sağladı. Özellikle Balta'nın olası her Yunan atağında kestiği kritik toplar ekran başında iyice kafamızı koltuğa dayamamıza sebep olmuştur . Yunanlılar orta sahada daha zayıftı bizimkilere göre. Cimbomun yumuşak karnı duran toplar olduğu için , genelde de pozisyonları böyle buldu Olympiakos . Son dakikalarda De Sanctis'in gereksiz çıkışı güzelim günü berbat edebilirdi , ama etmedi işte. Kovacevic'in kulübede olması belki de G.Saray'ın en büyük şansı idi . Tabi onlarında en büyük şansı bizim son vuruşlardaki kazmalığımızdı . Yine de maçı izleyen her taraftar büyük olasılıkla tatmin olmuştur futboldan . Güzel bir başlangıç ve güzel bir skor .Not : D-Smart reklam kkonusunda eşeğin bir tarafına suyu kaçırmış . Sanki reklam arasında maç izler gibi oldum bir ara . O kadar büyük boyutlu , ve iki dakikada bir ekrana zırt pırt gelen reklamlar yüzünden ekranın alt kısmında ne olup bitiyor anlamadım . Rezalet ötesi ...
STAT: Ali Sami Yen
HAKEM: Iturralde Gonzalez (İspanya)
GALATASARAY: Sanctis, Sabri, E.Aşık, Servet, Hakan, Arda, Ayhan (Dk. 74 Volkan Yaman), Lincoln, Meira, Kewell (Dk. 86 Mehmet Güven), Baros (Dk. 78 Nonda)
OLYMPIAKOS: Nikopolidis, Torosidis, Antzas, Zewlakov, Papadopoulos, Domi, Patsatzoglou (Dk. 74 Oscar), Pantos (Dk. 59 Leto), Galletti, Diego, Belluschi
GOL: Dk. 26 Kewell (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Antzas, Galletti (Olympiakos) Lincoln, Emre Aşık, Ayhan(Galatasaray)
GALATASARAY: Sanctis, Sabri, E.Aşık, Servet, Hakan, Arda, Ayhan (Dk. 74 Volkan Yaman), Lincoln, Meira, Kewell (Dk. 86 Mehmet Güven), Baros (Dk. 78 Nonda)
OLYMPIAKOS: Nikopolidis, Torosidis, Antzas, Zewlakov, Papadopoulos, Domi, Patsatzoglou (Dk. 74 Oscar), Pantos (Dk. 59 Leto), Galletti, Diego, Belluschi
GOL: Dk. 26 Kewell (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Antzas, Galletti (Olympiakos) Lincoln, Emre Aşık, Ayhan(Galatasaray)
Milan'lı Beckham
Futbolun vitrinini süsleyen en iyi malzeme David Beckham olsa gerek . Milan'la bir kaç aylığına da olsa anlaşması Milanlı bir çok taraftarı heyecanlandırmış durumda. Tabiki haliyle forma satışları ve tribün doluluk oranları muhtemelen artacak . David harbiden gittiği yeri ihya ediyor . Çoğu kişi Beckham'ın futbolundan hazzetmese de adamın sağ ayağı muhteşem diyebilirim. 4 ay gibi kısa sürede forma bulur mu ?Valla bence kesin bulur, bulmak zorunda. Çünkü takımda onu oynatmak için bir baskı olur her halükarda . Schevchenko'ya yer açabilmek için genç Paloschi'ye yol verildi . Beckham gelince de acaba Borriello'mu bir taraflara gönderilecek ? Ancelottti Beckham'dan sakat Pirlo'nun yokluğunda yararlanabilirim gibi bir açıklama yapmış .İyi de Beckham ile Pirlo tamamen futbol karakterleri farklı olan oyuncular . Bence Pirlo'nun yaptığı işi Beckham yapamaz. Ronaldo, Kaka ve Beckham ! İnsan sırf bu adamları görmek için tribüne koşar .Bu transfer akıllıca yapılmış bir pazarlama hamlesidir . Başka bir şey göremiyorum . Beckham için hayırlı olmuştur ayrıca ...
19 Ekim 2008 Pazar
Gülücük !
Bu gülüşü özlemeyen yoktur . Geçen seneyi sakatlıklarla ve kulübede arkadaşlarını izlemekle heba etmişti Ronaldinho .Maç oynamayınca hafiften göbekte semirmişti . Geçen hafta Milano derbisini kazandırdı, bu haftada Sampdoria'ya 2 gol attı . Ağzı kulağına vardı derler ya, İtalya ona yarayacak galiba . Harbiden özledik bu gülüşü ...
Galatasaray 3 - 0 Trabzonspor(19.10.2008)
G.Saray Trabzon'la Ali Sami Yen'de oynadığı maçlarda genelde moralini düzeltmiştir. Yine de öyle oldu . Sezona uzun bir aradan sonra aklı başında bir başlangıç yapan Trabzon'un kaçırdığı fırsatlar sonucunda sahadan böyle bir skorla ayrılmasında beceriksizlik ve De Sanctis gerçeği yatıyor . De Sanctis nerde duracağını bildiğinde sanki bütün toplar onun kucağına atılıyormuş gibi oldu . Arda'nın sol kanatta parladığı ve her topu alışında kalbimizin ve gözlerimizin bayram ettiği bu maçta , özellikle bakarak köşeye taktığı gol bizim sahalarda da böyle fantastik goller oluyormuş dedirti bana . Kewell durdu, Arda parladı maçta. Meira'nın Servet'ten mümkün olduğunca uzak bir mevkide oynaması ,Emre Aşık'ın da yolunu açtı .Meira'nın basit ,isabetli ve teknik pasları özellikle Ayhan'ı rahatlatı bugün . Kademe hataları yapılsa da Servet- Emre ikilisi Servet-Meira ikilisine göre daha çok takdir ve tercih edilir . Baros bugün fazla boş alan bulamasa da hareketli oyunu ona eninde sonunda fırsat yarattırıyor . Lincoln'ün elinde bayrak direğiyle Brezilya civarından oyun havaları sunmasına seyirci kalan hakemin kırmızıyı hazır kıta bekletmesi ve vicdanını ilk fırsatta temizlemesi pek yakışık almadı. Lincoln'ün de golü atmasına rağmen böylesine salakça hatalar yapmasını profesyonellikle bağdaştıramıyorum .Kardeşim çuvalla parayı alıyorsan biraz da beynini kullanacaksın ,di mi yani ? Ersun Yenal son haftalarda gaza gelmiş olacakki forvet bolluğunda Cimbom'u alt edeceğini sandı . Kardeşim G.Saray bile kendi sahasında tek forvetle , tedbirli oynuyorsa bir dur , bir destur de bakalım .Colman gibi bir adamı yanında oturtması hataydı . Bu arada Song eski takımına karşı oynamanın gerginliğini yaşıyor gibiydi sanki . Her zamanki hataları devam ediyordu . G.Saray umduğundan da kolay bir 3 puan kaptı bu gece . Savunma zaafları UEFA Kupasında başına çok iş açar . Herkes Gökhan- Umut ikilisi kadar cömert olmuyor . Bu kadar yapılan transferlerin ve bu takımın hakkı en azından gruplardan çıkmaktır . Öyle umuyoruz ....Not : Bu arada yine turuncu formalar sahadaydı . Ben harbiden bu duruma takmış durumdayım. Yahu Ali Sami Yen'desiniz , giysenize adam gibi sarı-kırmızıyı..!
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Bünyamin Gezer , Cem Satman , Asım Yusuf Öz
Galatasaray: De Sanctis , Sabri , Emre , Servet , Hakan , Meira , Ayhan (Dk. 88 Volkan ), Arda x, Lincoln , Kewell (Dk. 66 Aydın ), Baros (Dk. 85 Nonda )
Trabzonspor: Tolga , Tayfun (Dk. 34 Colman ), Song , Egemen , Cale (Dk. 73 Barış ), Hüseyin , Selçuk , Serkan , Isaac (Dk. 46 Yattara ), Gökhan , Umut
Goller: Dk. 26 Arda, Dk. 32 Servet, Dk. 60 Lincoln (Galatasaray)
Kırmızı Kart: Dk. 62 Lincoln (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 17 Lincoln, Dk. 53 Servet (Galatasaray), Dk. 22 Tayfun, Dk. 29 Serkan, Dk. 70 Colman, Dk. 90 Hüseyin (Trabzonspor)
Madrid Derbisi
Barcelona, R.Madrid derken bir de hafta içinde Liverpool'a yenilirse iyice şamar oğlanına döner Athletico Madrid. Dün TV'yi açtım, maça ben bile hazır değilken ekran karşısında Nistelrooy çakıverdi köşeye . Bu iş kolay olacak Real için dedim kendi kendime. Nistelrooy'un kırmızısı (ağır bir karardı) hakemin 10'a 10 olsun da maça tat gelsin anlayışındandı .Agüero yırtındı durdu . Maç berabere biter derken, daha önceki postta da bahsetmiştim Hollanda'lılar maça etki eder diye, Heitinga'nın kazmalığı bir puandan da etti Athletico'yu. Felaketler geldi mi üst üste geliyor işte. Bu Athletico'yu anca Liverpool galibiyeti paklar ..
Yazsanıza kardeşim !
Otografisini yazan futbolcular listesine en son katılan isim Drogba oldu . İngiltere'de pek modadır bu iş . İyi de mıngır kazandırır yazarına . Sadece futbol manyağı değil , ortalama okuyucu kitlesi de merak edip okur futbolcuların hayatını . Merak ediyorum da neden bizim ülkemizde futbolcular bu tür edebi olaylara kalkışmazlar . Malzeme desen , tonla . Türk futbolunun kendisi adama her türlü konuyu yazdırır zaten . İki lafı bir araya getiremeyen futbolcu bir de kitap mı yazsın diyceksiniz . Teknik yardım almak koşuluyla acaip eserler çıkabilir oysa. Tanju'da , H.Şükür'de, Aykut'ta, Oğuz'da, Rıza'da ,Hami'de yığınla malzeme vardır ansiklopedi yazdırcak kadar . Bunlar benim ilk aklıma gelenler. Televizyonda yorum yapan futbolcu eskileri atıp tutacağına eski günlerden , yaşadıklarından bahsetsin biraz . Futbol edebiyatı oluşturulabilir yavaş yavaş . Çok mu hayal kurdum ?17 Ekim 2008 Cuma
Madrid Madrid'e karşı !
Cumartesi'nin en favori maçı elbette ki Madrid derbisi olacak . Atletico Madrid Nou Camp'ta Barça'dan 6 tane sağlı sollu kroşeleri yedikten sonra kötü nakavt olmuştu . Agüero -Messi kapışması da pek cafcaflı olmamıştı açıkçası . Bu beklenmedik ve basit mağlubiyetin ardından gelecek Galacticos galibiyeti her şeye bedel . Bu maçın kuşkusuz en ilginç noktalarından birisi de eski dostların kapışması olacak . Ath.Madrid'li Heitinga eski Ajax'lı takım arkadaşları Rafael van der Vaart ve Wesley Sneijder ile ilk defa karşı karşıya gelecek . Madrid'de evleri de birbirlerine uzak değilmiş bu adamların . 7 yaşında altyapıdan beri yediği içtiği ayrı gitmeyen Hollandalıların farklı formalar altında karşı karşıya gelecek olmaları maçın üstüne çıkacak bir olay değil elbette ; fakat bu üç isim de maça etki edebilecek önemli ayaklardan olduğu için gözler onların üzerinde olacak . Arjen Robben ve Ruud van Nistelrooy'u da hesaba katarsak Heitinga'nın yalnızları oynadığı kesin...Bu arada maç ne olur derseniz, tek farklı bir Real galibiyeti bekliyorum ...Bakalım ne olacak ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











