Şu son bir kaç senedir futbolu bırakan isimleri duydukça nedense gençliğimden ve eski günlerimden bir parçanın koptuğunu hissetmeye başlıyorum . Bir başka deyişle , otuz yaşında olmama rağmen yavaş yavaş yaşlandığımı hissettiriyor futbola eyvallah diyenlerin ortaya çıkması . Kanımızın deli attığı günlerde United'ın en tehlikeli santraforuydu Cole . Bu siyah derili adam Manchester United'ın şaşaalı yıllarına damgasını vuran en önemli futbolcularından birisiydi ve bana o kadar güçlü kuvvetli gelirdi ki. Dwight Yorke ile birlikte peynir ekmek gibi fileleri havalandırıyordu zamanında. Sinsi , kuvvetli ve sert plaseleriyle bu adam ne kadar kolay gol atıyor yahu demişimdir çoğu kez. Manchester'dan ayrıldıktan sonra adayı turladı, bir çok takımın formasını giydi . Ama onu hep Manchester United'lı Cole diye hatırlayacağım . Yaş 37'e gelmiş, haliyle beynin istediklerine ayaklar eşlik etmeyince futbolu bırakma kararı almış . Cole üzerinde giydiği -Manchester'ın en sevdiğim formasıdır - Sharp'lı formasıyla beyinlerdeki yerini çivilemiştir kanımca ...
11 Kasım 2008 Salı
Andy Cole bıraktı ...
Şu son bir kaç senedir futbolu bırakan isimleri duydukça nedense gençliğimden ve eski günlerimden bir parçanın koptuğunu hissetmeye başlıyorum . Bir başka deyişle , otuz yaşında olmama rağmen yavaş yavaş yaşlandığımı hissettiriyor futbola eyvallah diyenlerin ortaya çıkması . Kanımızın deli attığı günlerde United'ın en tehlikeli santraforuydu Cole . Bu siyah derili adam Manchester United'ın şaşaalı yıllarına damgasını vuran en önemli futbolcularından birisiydi ve bana o kadar güçlü kuvvetli gelirdi ki. Dwight Yorke ile birlikte peynir ekmek gibi fileleri havalandırıyordu zamanında. Sinsi , kuvvetli ve sert plaseleriyle bu adam ne kadar kolay gol atıyor yahu demişimdir çoğu kez. Manchester'dan ayrıldıktan sonra adayı turladı, bir çok takımın formasını giydi . Ama onu hep Manchester United'lı Cole diye hatırlayacağım . Yaş 37'e gelmiş, haliyle beynin istediklerine ayaklar eşlik etmeyince futbolu bırakma kararı almış . Cole üzerinde giydiği -Manchester'ın en sevdiğim formasıdır - Sharp'lı formasıyla beyinlerdeki yerini çivilemiştir kanımca ...
9 Kasım 2008 Pazar
Fenerbahçe 4 - 1 Galatasaray (09.11.2008)
Bir G.Saray'lı olarak yorgunluk mazeretine sığınıp , yenilen saçma sapan gollere yanıp, kendimi lig daha uzun ikinci yarıda Sami Yen'de yenip şampiyon oluruz teranesine adapte ettirmeye çalışsam da bunun mümkün olamayacağını söylemek istiyorum .En son üniversite yıllarındayken Saraçoğlunda alınan galibiyet ve sonraki yıllarda artık Cimbomluların da alıştığı mağlubiyet serisi ... Teknik ayakların bolca olduğu sarı kırmızılılarda bu sefer mücadele azmi fazla değildi . Aslında maça güzelde başladı G.Saray (Hep öyle oluyor zaten.) . Emre'nin De Sanctis'i avlaması maçı kopardı bitirdi . G.Saray'ın karakterini yansıtan pres şablonunu bu sefer Fenerbahçe fazlasıyla yerine getirdi . Hakedilmiş bir galibiyet . Atılan gollere bakınca , bunlar nasıl büyük takım yahu demeden edemiyorum . Dünyanın en büyük derbisi diyen halt etmiş . Daha 3 gün öncesinde Portekiz'de oldukça akıllı ve aklı başında bir savunma anlayışı sergileyen bir takımın böylesine şaşkınları oynamasını benim saksı almıyor . Fenerbahçe futbol oynamayı hep bu maçta hatırlıyor , orası bir gerçek . Dede Aragones'e de kıyak çekmiştir , hastayı ayağa kaldırmıştır sarı lacivertliler . Lig daha uzun , daha çok şeyler değişir deyip , yarın okulda öğrencilerimin ve meslektaşlarımın taaruzlarına karşı etkili stratejiler bulma arayışı içine girmiş bulunmaktayım ...
8 Kasım 2008 Cumartesi
Savo Milosevic
Miloseviç'in milli takım kariyerini sonlandıracağı gözüme çarptı dolanırken nette . İşin ilginç tarafı golcü Miloseviç'in bağımsızlığını ilan eden Sırbistan formasını hiç giymemiş olması . Yugoslavya milli takımının formasını tam 101 kez giyerek en çok milli olan futbolcusu olmuş Milosevic .Tabi Yugoslavya tarihin tozlu sayfalarına karıştığı için Milo'nun rekoruda bir şey anlam ifade etmiyor . Sırp futbolcu yeni ülkesi Sırbistan formasını hiç terletmedi . Bulgaristan ile oynanacak dostluk maçında ilk ve son kez giyerek milli formaya veda edecek . Tuhaf bir durum olmuş ama yine de onun için gösterilen bu vefa takdire şayan . Gökdeniz ve Kabze'nin takımı Rubin forması altında giderayak Şampiyonlukta tattı kendisi ...
DELİ Piero !
Resmen deli top oynuyor . Adam yıllar geçtikçe daha da güzel oynuyor . Seviyorum bu Alessandro'yu . İsmide tekerleme gibi ,yapıştımı insanın ağzına daha bir karizmatik çıkıyor ağızdan. Juventus küme düştü , yine de bırakmadı takımı , çoştukça coştu , ipten almaya devam ediyor Juve'yi . Eskilerde keramet vardır derler , Nedvet ile beraber süpürüyor ortalığı ...
Özlemişiz !
Ufak çaplı bir seyahata çıktığımdam dolayı blog aleminden uzak kaldım . Biraz geç bir yazı olacak ama yazmak gerekir diye düşündüm. Grubun belki de en zor maçı diyebileceğimiz Benfica'yı muhteşem bir oyunun sonunda güle oynaya geçmek nostaljik duygular tattırdı bana . Özellikle atılan 2.golü ağzım açık izledim desem yeridir. O ne biçim organizasyondu öyle . Verkaçlar , soğukkanlı oyun ve ince paslar ne oluyor ya dedirtti bana . Bu kadarını beklemiyordum açıkçası . Yeteneklerini herkes bir şekilde sahaya döktü. Maçın topu bile sarı-kırmızıydı o gece . Özlemişiz be böyle Cimbomu ...
2 Kasım 2008 Pazar
Nasıl bir duygu bu ?
Fatih Tekke'den sonra Gökdeniz'de şampiyonluğun nasıl bir duygu olduğunu tatmış oldu . Ligin bitimine üç hafta kala Rusya Liginin bu seneki Şampiyonu Rubin Kazan oldu . Gökdeniz gibi tarihinde ilk defa bu sevinci yaşayan Rubin Kazan seneye Devler Liginde oynamanın hesaplarını yapacak şimdiden . Gökdeniz ve Fatih gerçekten isabetli transferler yapmış demeden alamıyorum kendimi . Fatih Zenit'te Rusya Ligi , UEFA ve Süper Kupa Şampiyonlukları yaşadı, Gökdeniz ise ilk şampiyonluğunu .Demek ki bu duyguyu tatmanın yolu Rus topraklarından geçiyormuş .Kabze ile Gökdeniz'in kafalarına giydiği o altın takkeler amma da komik olmuş bu arada yaw....Galatasaray 3 - 1 Gaziantepspor (02.11.2008)
Golleri çabuk bulunca takım, maçı kısmen rölanti pozisyonuna soktu . Önümüzeki hafta boyunca oynanacak Benfica ve F.Bahçe maçlarını düşünürsek G.Saray'lı futbolcuların yer yer uyuz gibi dolanmasını buna bağlıyorum. En azından bağlamak istiyorum . Arda ve Kewell'ın dönüşümlü olarak sol kanadı kullanmaları bir sana bir bana muhabbetine benziyor . Sağda ikisi de sıradanlaşıyor .Sola geçen ya gol atıyor ya da atırıyor . Bu ne iştir anlayamadım . Lincoln geçen seneye göre iyi işler çıkarıyor , bir şekilde tabelaya ismini yazdırıyor bu sene . Baros'un kaçırdığı goller macera filmi gibi .Her maçta kale direğini şapır şupur yalayan bir pozisyonu mevcut . Gaziantep dişli takım aslında . Ama şanssızlıkları daha 20 dakika dolmadan kalelerinde iki gol görmeleriydi . G.Saray usta ayaklarıyla idare ediyor , ama şu orta sahadaki dinginlik ve yetersizlik bu takımı sezon işinde çok duvara toslatır . Formda bir Mehmet Topal'ın Ayhan'ı çok rahatlatacağı ve topa sahiplik oranının daha da artacağını kesin . Zor geçeceğini düşündüğüm fakat kolay bir 3 puanın geldiği maç oldu . Haftaya Skibbe - Aragones Rus ruletini izleyeceğiz . Aragones beynine tetiği çeken ilk kişi olacak gibi görünüyor, ama Kadıköy gerçeğini de unutmamak lazım .G.Saray Fenerin çok kez serumu oldu ...STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Halis Özkahya, Muhittin Gürses, Nihat Mızrak
GALATASARAY: De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Servet, Hakan Balta, Arda (Mehmet Güven dk. 85 ), Meira, Ayhan, Kewell (Volkan dk. 64 ), Lincoln, Baros (Ümit Karan dk. 73 )
YEDEKLER: Aykut, Serkan Kurtuluş, Ferdi, Murat
GAZİANTEPSPOR: Tolgahan, Erkan, Bekir, Deumi, Ivan, Mehmet Yozgatlı, Hakan Bayraktar, Tabata, Zurita, Erman (Olcan dk. 80 ), Pacheco (Ahmet dk. 73 )
YEDEKLER: Mahmut, İsmail, Metin, İbrahim, Mustafa
GOLLER: Kewell (dk. 10), Lincoln (dk. 11), Tabata (dk. 39. pen.), Arda (dk. 82)
31 Ekim 2008 Cuma
30 Ekim 2008 Perşembe
Başkanın ölümü
Boca Juniors'u kökten sarsabilecek bir şok ancak bu olabilirdi . Boca Juniors'un başkanı Pedro Pompilio kalp krizinden aniden vefat edince hem Boca'lılar hem de Arjantin derin bir şaşkınlık ve üzüntüye büründü .Riquelme'yi tekrar kulübe kazandıran ve Bombonera'yu 70.000 kişilik bir stad haline getirmek için çalışmalara başlayan Pompilio'nun ölümü Boca'yı ne kadar etkiler ya da ne kadar gaza getiririr, zaman gösterecek ...
HUBLOT
Kriz dünya firmalarının ocağına incir ağacı dikince futbol kulüpleri de haliyle kıyısından köşesinden bu durumdan etkileniyor . Manchester United'ın sponsoru AIG'e el konulmasından sonra , United gibi bir kulübün sponsorsuz kalması düşünülebilecek en son şey . İsviçreli saat firması Hublot M.United ile sponsorluk anlaşmasına vardığını açıklamış .Dandik AIG ambleminden sonra kırmızı formanın üstünde durabilecek farklı bir sponsorun varlığı ne kadar tutar bilinmez ama gözler bir süre sonra yeni reklama alışıyor . Hublot firması bu anlaşmadan oldukça karlı çıkar ve yapabileceği en iyi işi yapmışlar . Eminim bundan sonra satış rakamları ve tanınırlık durumu tavan yapacaktır . Bu arada Manchester ile bir zamanlar özdeşleşen Sharp firmasının gözden gönülden düştüğünü düşünüyorum ....
Bahtsız !
Hayatında atabileceği en kolay golleri Fenerbahçe'de kaçırınca hedef tahtasındaki yerini almıştı Kezman. Üstüne üstlük koca maç boyunca yapamadığını yedekten gelen Semih'in fazlasıyla yapması daha da strese sokmuştu onu . Fransa'nın hatırı sayılır kulüplerinden birinde forma giymeye başlayınca ve kupa maçında Kayserispor'a gol atınca herhalde dikiş tutturur artık diye düşünmüştüm . Ama Kezman beni yanılttı, Paris S.G'de forma şansını bile doğru düzgün yakalayamaktada . Hoarau takır takır golleri sıralayınca kimsenin aklına bile gelmiyor Sırp. Saraçoğlu'nda saç baş yoldursa da Zico onu hep kanatları altına almıştı . Le Guen ise kanatlarıyla onu ezmekte ...
29 Ekim 2008 Çarşamba
En iyisi kim ?
Fifa, 2008 - yılın futbolcusu adaylarını açıkladı . İspanyollar EURO 2008'deki performansının yüzü suyu hürmetine 6 futbolcu çıkarmış . 12 Ocak'ta en iyi kim sorusuna cevap alabileceğiz . Benim gönlüm kaleci Casillas'tan yana, ama herhalde büyük ihtimalle ödül Manchester'lı Ronaldo'ya gider gibi görünüyor. Ayrıca Fernando Torres ödülü kaparsa hiçte şaşırmam. Bu arada adaylar şöyle :Emmanuel Adebayor (Arsenal - Togo)
Sergio Aguero (Atletico Madrid - Arjantin)
Andrei Arshavin (Zenit St Petersburg - Rusya)
Michael Ballack (Chelsea -Almanya)
Gianluigi Buffon (Juventus - İtalya)
Iker Casillas (Real Madrid - İspanya)
Deco (Chelsea - Portekiz)
Didier Drogba (Chelsea - Fildişi Sahilleri)
Samuel Eto’o (Barcelona - Kamerun)
Cesc Fabregas (Arsenal - İspanya)
Steven Gerrard (Liverpool - İngiltere)
Zlatan Ibrahimovic (Inter Milan - İsveç)
Andres Iniesta (Barcelona - İspanya)
Kaka (AC Milan - Brezilya)
Frank Lampard (Chelsea - İngiltere)
Lionel Messi (Barcelona - Arjantin)
Franck Ribery (Bayern Munich - Fransa)
Cristiano Ronaldo (Manchester United - Portekiz)
John Terry (Chelsea - İngiltere)
Fernando Torres (Liverpool - İspanya)
Ruud van Nistelrooy (Real Madrid - Hollanda)
David Villa (Valencia - İspanya)
Xavi (Barcelona - İspanya)
Sergio Aguero (Atletico Madrid - Arjantin)
Andrei Arshavin (Zenit St Petersburg - Rusya)
Michael Ballack (Chelsea -Almanya)
Gianluigi Buffon (Juventus - İtalya)
Iker Casillas (Real Madrid - İspanya)
Deco (Chelsea - Portekiz)
Didier Drogba (Chelsea - Fildişi Sahilleri)
Samuel Eto’o (Barcelona - Kamerun)
Cesc Fabregas (Arsenal - İspanya)
Steven Gerrard (Liverpool - İngiltere)
Zlatan Ibrahimovic (Inter Milan - İsveç)
Andres Iniesta (Barcelona - İspanya)
Kaka (AC Milan - Brezilya)
Frank Lampard (Chelsea - İngiltere)
Lionel Messi (Barcelona - Arjantin)
Franck Ribery (Bayern Munich - Fransa)
Cristiano Ronaldo (Manchester United - Portekiz)
John Terry (Chelsea - İngiltere)
Fernando Torres (Liverpool - İspanya)
Ruud van Nistelrooy (Real Madrid - Hollanda)
David Villa (Valencia - İspanya)
Xavi (Barcelona - İspanya)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










