İsviçre futbolunun son dönemde yetiştirdiği en büyük yeteneklerden birisi Alexander Frei . 30 yaşındaki golcü ayak, Basel'e transfer olarak beni şaşırttı doğrusu . Dortmund'da attığı gollerin çoğu gerçekten jeneriklikti . Eren Derdiyok'un eksikliğini Frei gibi bir adamla dolduracak olması , Basel adına büyük bir şans. Futbol hayatının son dilimlerinde efsane olur İsviçre'de . EURO 2008'de sahayı hüngür hüngür ağlayarak terketmişti , içim acımıştı be...
19 Temmuz 2009 Pazar
Eve dönüş
İsviçre futbolunun son dönemde yetiştirdiği en büyük yeteneklerden birisi Alexander Frei . 30 yaşındaki golcü ayak, Basel'e transfer olarak beni şaşırttı doğrusu . Dortmund'da attığı gollerin çoğu gerçekten jeneriklikti . Eren Derdiyok'un eksikliğini Frei gibi bir adamla dolduracak olması , Basel adına büyük bir şans. Futbol hayatının son dilimlerinde efsane olur İsviçre'de . EURO 2008'de sahayı hüngür hüngür ağlayarak terketmişti , içim acımıştı be...
Aly Cissokho
Ligler biter bitmez adı Milan ile anılıyordu . Milan transferi yatınca , kendini bir anda Lyon'da buldu. Porto'nun 21 yaşındaki genç starı geleceğe dair adından çok söz ettirecek bir isim . Lyon Benzema'dan gelen parayı hayırlı işlerde kullanmaya başladı . İyi bir transferdir kendisi, Lyon eminim bu adamdan gelecekte çok para kazanacak...
15 Temmuz 2009 Çarşamba
Johan Neeskens
Neeskens 2.dakikada penaltı golüyle Hollanda'yı Almanya karşısında 1-0 öne geçirir . Almanya bu gole rağmen maçı 2-1 kazanır şampiyon olur . Dünya kupası finalinde gol atmış yardımcı bir hocamız var . Hoş bir şey be yahu..!
City iş yapar mı ?
M.City Gareth Barry ve Roque Santa Cruz'dan sonra Tevez'i de alarak kendi adına transfer hedeflerini birer birer gerçekleştirmekte. Terry'i de alırlar mı bilinmez . Sonuçta herkesin reddemeyeceği bir fiyatı var . Alırlarsa bal kaymak alır. Fakat bu oyuncuları oynatabilcek adam Mark Hughes'mudur orası muamma. Bu sene muhtemelen daha derli toplu bir City izleyeceğiz ama nedendir bilinmez City'den bir halt olmaz düşüncesi öyle bir yerleşmiş ki kafama hala atamıyorum...Edit : Adebayor'u aldı City . Arap patron = Darphane.
12 Temmuz 2009 Pazar
Rosicky'nin dönüşü
Rosicky sakatlandıktan sonra uzun bir dönem futboldan, gözlerden ve gönüllerden uzakta kalmıştı. Şimdi iyileşmiş antremanlarda deli gibi çalışıyormuş eski günlerine dönebilmek için . İzlemekten keyif aldığım iyi topçulardandır bu adam . Nedved bıraktı zaten , Çeklerin elinde avcunda kalan nadide isimlerden biridir fazlasıyla. Umarım dönüşü güzel olur . Arshavin ile beraber tadından yenmezler hani...
Eduardo Salvio
Arjantin medyasının bu aralar en sık andığı isimlerden birisi 19 yaşındaki Salvio . Şimdiden Avrupa kulüplerinin gözdesi .Lanus'ta forma giymekte ve İtalya kulüplerinden birinde oynamak istediğini söylüyormuş .Fakat araya Alex Ferguson'un da girdiği söyleniyor . Bitirici ve aynı zamanda sağ açıkta da oynayabilen bir santrafor. Arjantin'in yeni starı olacak diyorlar onun için . Olsun bari , biz de onu yıldız olmadan önce blogda haber yapmıştık diye hava atarız ilerde...
Owen & Rooney Liverpool'u ne yapar ?
Owen'ın broşürü fazlasıyla işe yaradı , kapağı Trafford'a attı . Rooney-Owen ikilisi orta sıra Premier Lig takımlarına leblebi gibi saydırır kanımca . Benim asıl merak ettiğim Anfield Road'da bu ikilinin Liverpool'a karşı nasıl forma giyeceği . Biri zaten eski Everton'lu ve Liverpool'a doğuştan gıcık . Liverpool'lular Rooney ismini duyunca ortalığa masif bir küfür kokusu yayılmakta .Diğeri Liverpool'un eski idolüydü . Bu sezon Liverpool'un en büyük rakibinde forma giyecek . Allah sakatlık, kaza bela vermese de Owen -Rooney ikilisi Liverpool maçında oynasa biz de cümbüşü izlesek...Bu arada günler sonra internetle buluştum, özlemişim ama yine de tatile devam...:)
2 Temmuz 2009 Perşembe
Pause !
Ze Roberto Hamburg'da
Ze Roberto Bayern'den ayrıldıktan sonra ülkesi Brezilya'da futbolda son demlerini yaşar diye düşünmüştüm ama yanılmışım . 34 yaşındaki Ze Roberto Hamburg ile iki yıllık sözleşme imzalamış . Almanya'yı sevdi, Almanya da onu sevdi . Yaş maş bahane , Ze Roberto şahane . Hamburg orta sahasında deli gibi koşturur artık...!
Servet seneye de Cimbom'da ...
Marsilya Souleymane Diawara'yı kadrosuna katarak , Servet'in Avrupa hayallerini de suya düşürmüş oldu . Laurent Blanc'ın favorilerinden olan Diawara , gelecek sezon Deschamps'ın savunmadaki kilit ismi olacak. Servet adına üzüldüm gerçekten , Avrupa macerası onun için hoş olurdu . Şimdi milli takım defansı tamamen Cimbomlu oldu . Bu arada Beşiktaşlı Cisse'de Marsilya'nın yolunu tuttu . Sanlı Kaptan bayram etsin artık...
Kaçın Almanlar geliyor !
Canavar gibi yetişen , gümbür gümbür gelen bir Alman altyapı imparatorluğuyla karşı karşıyayız. Son 11 ay içinde U17,U19 ve U21 gençlerinin oynadığı tüm turnuvaları kazanıp bir anlamda hat-trick yaptı Panzer cemaati . Bunun semeresini elbette önümüzdeki 10 yıllık dilimde fazlasıyla görecek Almanlar . Peki nasıl oluyor tüm bu işler ? 1998 yılında Fransa Dünya Kupası'nda Hırvatlara karşı alınan 3-0'lık mağlubiyet Alman futbolunu resmen çatlatmıştı . 2 yıl sonra Hollanda-Belçika ortaklığında düzenlenen Avrupa Şampiyonasında İngiltere ve Portekiz karşısında alınan hezimetler Almanları grup sonuncusu yapmıştı . İşte o zamanlar Alman futbolu bir daha iflah olmaz klişesi oluşmaya başladı . Alman futbol otoriteleri Alman futbolunu yeniden nasıl ayağa kaldırabiliriz sorusunun cevabını aramaya başladı o yıllardan itibaren .
2 sene sonra Japonya'da Brezilya ile Dünya Kupası Finali oynamasına karşın hala Almanların futbolu istenen tadı vermiyordu . İlerleyen bir kaç sene içerisinde, Almanlar tüm ülke genelinde Stützpunkte ve Leistungszentren adını verdikleri okullar oluşturdu . Stützpunkte bölgesel amaçlı olup , Almanya'nın 366 noktasında 14.000 Alman çocuğunu profesyonel biçimde taramaya başladı . Leistungszentren ise 1 ve 2. Bundesliga takımlarının bizzat profesyonel amaçlı oluşturduğu altaypı merkezleriydi . Sonuç ne mi oldu ? 600.000 çocuk tarandı ve hala da taranmakta . Her sene 4500 genç düzenli olarak profesyonel kulüplere tepsi içinde sunuluyor . Almanlar oldukça sistematik bir şekilde geleceğini yapılandırmaya başladı . Yani sizin anlayacağınız U17,U19 ve U21 'lerin aldıkları başarılar kesinlikle tesadüf değil ...
Keita G.Saray'da
Fotoğraf olarak Lille'de oynadığı dönemdeki halini kullandım, çünkü Lille'de gösterdiği performans Keita'yı Keita yapan süreçti . Lyon forması altında pek sükseli işler yaptığı söylenemez , fakat çokça fırsat verildiği zaman iyi işler çıkaran oldukça teknik bir adam . G.Saray'da sakatlanmazsa ,Surinam'lının sık sık kadroda yer vereceği bir isim olacağı kesin .Fildişili futbolcuyu bitiren Haldun Üstünel Türkiye'de yöneticilik olayına ayrı bir boyut kattı , nasıl beceriyor bu işleri bilmem . Takdiri kesinlikle hakediyor , çünkü G.Saray'ın transfer vizyonunu tamamıyle revize etti ...
1 Temmuz 2009 Çarşamba
Zurnanın son deliği : Benzema !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








