29 Temmuz 2009 Çarşamba
Dersimiz Avrupa !
Futbolla pek alakası olmayan benim hanım bile, maçın skorunu ilk golü yedikten sonra doğru tahmin etmişti . Ne taktik , ne teknik ... Tılsımını kaybetmiş , organizasyonun o'sunu bile görmediğimiz bir Sivas'ı yerden yere vurmak veya ucuz tesellilerle şişirmek bir şeyler kazandırmıyor elbet . Vizyon , misyon kelimeleri ağzından düşmeyen asker Bülent bu skordan bir şeyler öğrensin yeterli ...
28 Temmuz 2009 Salı
Yetim sarı kırmızı !
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Nerde bu Falko Götz ?
G.Saray'a Stumpf ile beraber transfer edildiğinde , okuldaki Fenerli arkadaşlarım onun ismiyle epey kafa bulur , tam da size layık bir futbolcu diye iyi makara sararlardı . İtiraf edeyim o zamanlar ismi benim de komiğime giderdi . İlerleyen haftalarda en sevdiğim adamlardan birisi oldu . Götz yerine Falko ismini kullanmayı, TRT spikerleri gibi ben de tercih ettim :) Yıllar sonra onu Hertha'nın başında gördük , fena olmayan işlerde yapıyordu . Bir ara adı G.Saray için geçti , hatta transferin eşiğinden dönüldüğü söyleniyor . Şu aralar ortalıkta görünmeyen Falko , Almanya 3. Lig takımlarından Holstein Kiel'i çalıştırmakta. Geçen sene Kiel'i şampiyon yapıp 3.Lige çıkaran Falko'nun amacı yeni bir Hoffenheim mucizesi yaratmak . Bunun ilk safhasını takımını 3.Lige çıkarmakla becermiş görünüyor. Bütün Kiel camiası patron Falko'ya bunu gerçekleştireceği konusunda son derece güveniyorlar .Kimbilir belki bir kaç sene sonra Kiel ve Falco Götz birlikteliğini çok sık duyabiliriz...
25 Temmuz 2009 Cumartesi
Luca Toni nasıl alınır ?
Vieri ve göbeği !
Bu takas en çok kime yarar ?
Bu takas işinden kim karlı çıkar sorusu çoğu futbolseverin kafasında öyle ya da böyle yer etmiştir. Direk konuya dalacağım , görünüş ve yapı itibariyle bu takastan karlı çıkan takım Inter olsa gerek . Ibrahimovic sahip olduğu iri bedenine rağmen topla akıl almaz işler yapan ve tuhaf gollerin sahibi olmuş bir adam . Tekniği ve vücudunu maksimum kullanarak Serie A gol krallığını kaptı . Inter'in rahat geçen sezonunda yapılması gerekeni yaptı . Oynadığı 35 maçta attığı 25 gol , İtalya gibi katı defansların cirit attığı bir lig için hayli iyi bir rakam. Buna rağmen İspanya'da bu rakamı kolaylıkla geçeceğini düşünenlerden değilim açıkçası . Eto'o 'nun Barcelona'da attığı gollerin çoğunluğuna bakacak olursanız , Eto'o'nun elastiki yapısı ve Xavi,Iniesta ve Messi ile girdiği organizasyonları en üst düzeyde kullanabilmesini rahatlıkla göreceksiniz . Eto'o 'nun attığı goller ile Zlatan'ınkiler arasında da keskin bir fark söz konusu. Eto'o dar alanlarda rahatlıkla daha kıvrak çalımlar atabilen , topu daha çabuk kaleye gönderen bir oyuncu . Ayrıca golü hissedebilme ve golü koklama açısından Zlatan'a göre daha kabiliyetli. Zlatan Serie A 'da attığı gollerin önemli bir kısmını karambollerden, uzaktan ve akla ziyan vuruşlarıyla buldu . Katı İtalyan defanslarında devasa vücudunu çok iyi kullandı . Inter'de tabir yerindeyse her şey ona göre işliyordu ve takımın en büyük çarkı oydu.Fakat Barcelona'da Henry ve bir çok forvetten daha çok gol atan Messi ile beraber oynayacak olması ilk başlarda bir sorun yaratabilir . Böylesine kaliteli ayaklarla gol atmak daha basit olur diyenlerde çoğunluktadır. Fakat bu sefer Ibrahimovic odaklı bir Barcelona oyunundan bahsedebileceğimizi zannetmiyorum. Kamerunlu, iddia ediyorum yine peynir ekmek gibi gol atmaya Çizme'de de devam eder . Mourinho onu çılgınlar gibi kullanır. Barça'dan gönlü kırık ayrılan Eto'o eski takımına nazire yaparcasına kendini daha çok kanıtlamak isteyecektir. Hangisini izlemek daha keyifli derseniz Zlatan derim . Ama Zlatan'ı o dev cüssesine rağmen topla dalga geçerken izlemek , Eto'o'nun çerçeveyi daha çok bulduğu gerçeğini değiştirmiyor ...
24 Temmuz 2009 Cuma
21 Temmuz 2009 Salı
Lucio Inter kampında !
Lucio Brezilya futbolunun ve defansının bayrak adamlarından birisi kuşkusuz. Inter'in Amerika kampına katıldı , Bayern'den sonra İtalya'da kendisini daha da geliştireceğinden ve kariyerine daha da bir şeyler katacağına emin olduğum bir isim . Mourinho, Lucio ile beraber defans hattını tam bir duvara çevirmiş gibi . Alınabilecek en iyi savunma adamlarından birisi olduğunu düşünüyorum. Bu arada Inter'in Amerika kampı oldukça neşeli geçiyormuş , kampın konuklarından birisi de Magic Johnson . İbrahimovic mi , Johnson mu daha sihirli siz karar verin ...
El Jardinero
Julio Cruz Inter'in sözleşme imzalamayıp serbest bıraktığı adamlardan . Şu anda boşta, elbet bir takım bulur kendine. Napoli ve Lazio ilgileniyormuş .Yaş 34 olmuş , kemale ermiş. Hep Türkiye'de bir gün oynamasını istediğim adamlardan birisiydi . Feyenoord'da oynarken çok istemiştim özellikle . Yıllar ne çabuk geçiyor yahu...
20 Temmuz 2009 Pazartesi
Forma reklamı
G.Saray'ın yeni forma reklamı Türk Telekom'u formaya iliştirebilmek için kırmızı fon üzerine beyaz harflerle nasıl itici bir şekil yarattığını belki de farketmişsinizdir. Türk Telekom'un simgesini herkes biliyor. Lacivert ve mavi tonların hakim olduğu klasik bir logo. Sırf ezeli rakibinin renklerini çağrıştırmasın diye Telekom logosundan vazgeçilip , harf kalabalığının tercih edildiği forma pek te göze hoş gelmiyor . Şu forma reklamlarını formayla bütünleştirmek konusunda takımlarımızın bir problemi olduğu malum . Aslında her türlü formaya cuk diye oturacak reklam VW gibi sanki . Volkswagen logosu Wolfsburg formalarıyla o kadar tatlı oturmuş ki , neden Türk kulüpleri simge yerine harflerin cirit attığı sadelikten uzak reklam dizaynlarını benimser anlamıyorum . Daha hala oturtamadık şu forma olayını ...
B & F
B ile F harflerinin yerini değiştirirseniz LA Galaxy taraftarlarının Beckham hakkında ne düşündüğünü anlayacaksınız. Milan'da oynarken Amerika'ya dönmek istemediğini defalarca söyleyen Beckham'a karşı , LA taraftarlarının tepkisi de kaçınılmaz olmuş haliyle. Tam da Milan Teknik Direktörü Leonardo, David Beckham'ın Milan'a dönmesi için yeşil ışık yakmışken Beckham'ın burada durması tuhaf kaçardı . Milan da bir şeyler yapsın artık kurtarsın zavallı İngiliz'i bu kıtadan ...:)
Ancelotti ne yapsın bu Sheva'yı ?
Shevchenko Chelsea'ye gitmeden önce Milan'da oynarken , Ancelotti'nin can simidi ve gözdesiydi . O adaya gitti Milan'ın sihri kaçtı. Tabi aynı şekilde Sheva'nın da. Tekrar Milan'a kiralık olarak geldi fakat işler daha da kötüye gitti Ukraynalı için. Chelsea dönemi Sheva'ya gol atmayı unutturmuştu belki de. Ancelotti Chelsea ile anlaşınca , Shevchenko ile yolları tekrar kesişti .Yalnız bu kez Ancelotti için Shevchenko sıradan bir futbolcu kıvamında ve eskisi gibi olmazsa olmazlardan değil. Chelsea onu elinden çıkarmayı düşünüyor fakat ne alan var ne de soran . Elde patlayan birisi artık. Ne oldum değil ne olacağım klişesini ekleyelim hemen ...
Vedat Okyar
Futbolculuk dönemini görmek yaş itibariyle nasip olmadı . NTV Spor'da futbolculuğuna dair yarım dakikalık görüntüler izleyince topu tutuşundan , sürüşünden ne kadar estetik bir adam olduğu anlaşılıyor .Yazarlığı da futbolculuğu kadar naif ve estetik bir adamdı . Beşiktaş yenildiği zaman yüzünden hüznünü her daim anlayabilirdiniz . Fani dünya, Allah gani gani rahmet eylesin ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










