17 Ekim 2010 Pazar

Cesarete bak !

Madrid bu sene farklı !

Seyirci sabırsızdır hemen olsun ister . Nitekim Real'in ilk haftalarda aldığı puanlar ve oynadığı futbol ıslıklanmıştı hatırlarsanız. Ama Mourinho sabredin bu takım çok iş yapacak dedi ve şu anda zirvedeler. Adam şimdiden 2-3 yıl sonrasını düşünüyor. Kilit kırıldı ve goller leblebi gibi gelmeye başladı. Takım güzel top oynuyor . Ronaldo çocuk çalımlar gibi adam geçiyor . Xabi ve Mesut tek pasla oyun nasıl oynanır dersi veriyor . Higuain son vuruşun kralını yapıyor . Herkes pres yapıyor . Yani kısacası Real'in futbol kimliği gerçekten değişmiş ve Special One eli değmiş, belli oluyor. El Clasico bu sene daha güzel olacak ..!

Erdem !

Nuri Şahin'in Podolski'ye Cuma günü verdiği ders unutulmaz . Nuri'nin intikamı nefsimizi fena halde okşadı . Ama gözden kaçan bir şey var ;Podolski yaptığı edepsizliğe rağmen maç sonu gidip Nuri'nin elini sıkıp tebrik edebiliyor ve özür diliyor. Bu da bir erdemdir beyler ! Biz böyle şeylere alışık değiliz be ! Nuri ise daha sonra olayı büyütmemek gerektiğini söyleyip konuyu kapatıyor. Hayat normal akışında devam ediyor.Bu nasıl bir lig , nasıl bir mentalitedir Allah aşkına! Aynı şeyler bizim ülkede olsaydı millet birbirini şişlerdi herhalde. Nuri'ciler ve Poldi'ciler diye çoktan ayrılmıştık bile. Sahada olan sahada kalıyor adamlar futboldan çatır çatır zevk alıyor , sahada yaşanan o anki duygular hayatın önüne geçmiyor . Nuri'yi de kutlamak lazım . Verdiği demeçlerle çoktan olgunlaştığını göstermiş . Şahin gelecekte bu takımın abisi kaptanı olmazsa ayıp olur herhalde ...

Skoru tutamamak !

8 maçta 5 beraberlik ve yenilen 11 gol ! 3 maçta kaçan galibiyet : Fulham 2-2 , Everton 3-3 ve West Bromwich Albion 2-2 . Bu sene Manchester United taraftarları hakem son düdüğü çalana kadar rahat bir maç izlemekte zorluk çekiyor. Bu psikoloji harbiden sinir bozucu bir şey ve tanıdık , çünkü geçtiğimiz sezon G.Saray'ın maçlarını izlerken kabız oluyorduk .Gerçi kabızlığımız hala devam ediyor ya, neyse ! Geçtiğimiz sezon kariyer patlaması yapan Rooney bu sene kulübede ve Ferguson'la arası büyük ihtimal limoni gibi . United sezona kötü başlar, sonra bir seri tutturur işler yoluna girer genelde . Ama sanki bu sezon eski ruhundan ve canlılığından bir şeyler kaybetmiş gibiler. Ne savunmada iyiler ne de orta sahada .Biraz Nani biraz da Berbatov United'ı sürüklüyor . Van der Sar yenmeyecek golleri yemeye başladı. Bu United bizim bildiğimiz United değil kesinlikle . Kötü performansa rağmen hala ligin yenilmeyen tek takımı . O da ilginç !

15 Ekim 2010 Cuma

Kareler...

Ruud Gullit ile Cruyff'un aynı formayı terlettiğini bu fotoğrafı görene kadar bilmiyordum . O zamanlar Gullit'in lüle saçlarından eser yok tabi ki .Güzel bir foto , resme tıklarsanız daha iyi olur hani ...
Bu resimde de George Best 1968 yılında Avrupa'da yılın futbolcusu ödülünü Bobby Charlton ve Denis Law ile birlikte Sir Matt'in elinden alıyor. Fotoğraftaki ilginçlik, ödül olarak kaşık-bıçak çatal setinin göze çarpması . Acaba bunlar altın mı diye düşündüm birden .Foto siyah beyaz olduğu için anlaşılmıyor . Altın değilse bu nasıl bir ödüldür yahu :) diye düşünmeden edemiyorum . George Best sayısı belli olmayan sevgilileriyle kullanmış mıdır bunları acep ?

9 Ekim 2010 Cumartesi

Özil cezayı kesti..!

Onu hafta içinde medyamız ve futbolcularımız da dahil olmak üzere "Judas" gibi gösterdik . Mehmet Aurelio'dan çakma bir Türk yaratan bir toplumun Mesut'un tercihi ile ilgili fazla söyleyeceği bir şey yok , olmamalı da aslında. Adam ilk yarıyı değişik duygular içinde geçirdi . 40 bin gurbetçinin kendi evladını her topu aldığında yuhalaması görünüşe göre ilk başta biraz etkiledi onu . Her şeye rağmen golü attı edebiyle sevindi ve bir türlü bulutların tepesinden toprağa inmeyen ve kendilerini bir halt zanneden bizimkilere cezayı kibarca kesti Mesut. Oynadığı futbolun bizle alakası yoktu ki zaten . Suratı dışında , ne oynadığı basit ama muhteşem futbol bizdendi ne de kusursuza yakın fizik yapısı . Kızmayalım Mesut'a . O şimdi başka bir dünyada ve ordan da kolay kolay kopmaz artık . Bizim profesyonellik zihniyetimizin ötesinde her geçen gün büyük topçu olma yolunda adım adım ilerliyor . Onun gol atmasını istemem demiştim bir kaç post önce. Ama yaptıkları ve oynadığı futbolla helal olsun dedirtiyor . Üzüleceğimi düşünüyordum ama pek te üzülmedim açıkçası .
Yenilmek dünyanın sonu değil. Kaldı ki oyun disiplini dillere destan Almanya'nın daha bir kaç ay önce İngiltere ve Arjantin'i dörtlediğini unutmayalım . Bizim sorunumuz yanlış işler yapmaktaki ısrarımız. Yanlışlarımızı ve hatalarımızı teker teker saymamıza rağmen ders alıp icraat yapamıyoruz . Felsefik laflar hoşumuza gidiyor ama bir halt yapmıyoruz . Hiddink hala bu takıma hakim değil ve iddia ediyorum fazla da sallamıyor . Çünkü kariyeri ortada ve emekliliğinden önce Türk milli takımı ile muhtemel başarısızlığı onun prestijini fazla sarsmayacak ve o da bunun farkında. Zaten maçtan sonra Almanya bizim rakibimiz değil diyerek ondan beklediğimiz vizyonu sekteye uğrattı . Belki doğruyu söyledi ama biz acı gerçeği duymayı sevmeyen bir milletiz . Her takımın kötü dönemi olur . Almanya da bu dönemleri yaşadı ama yaptığı hamleler ve işlerine olan saygıları çabuk toparlanmalarını sağlıyor. Küçücük fiziğiyle her ikili mücadeleden galip çıkan Lahm ve yaşı ilerledikçe güçten düşeceğine daha da güçlenen Klose'nin mücadelerini izleyince neden biz kötüyüz sorusuna cevap alabiliyoruz. Ligde ortalıklarda fazla görünmedikleri için suratlarını bile unuttuğumuz adamların milli formayı giymesini artık içimize sindiremiyoruz . Futbol kim ne derse desin ciddi bir iş. İşini seven ve kendisini her gün geliştiren adamların bolluğu bu ülkenin futbol kalitesini arttırır. Yayın ihalesindeki uçuk rakamlar ülke futbolunun çağ atladığını göstermez. Zaten o paralarda fütursuzca dış transfere gidiyor . Alt yapı, tesis , yerli futbol filan hak götüre .Yerinde sayan ve futbolun matematiğini anlamayan teknik adamların yetiştirdiği ve seçtiği adamlardan futbolcu olsa ne olur olmasa ne olur . Yazık , çok yazık deli gibi potansiyele sahibiz ama hala kullanma kılavuzunu okumadan deneme ve yanılmalara devam ediyoruz. Umarım Azerbaycan maçı başka bir hayalkırıklığı olmaz ...

6 Ekim 2010 Çarşamba

Es Es Bülent !

Başka bir takımı çalıştırırken o kişiyle flört ettiği için suçludur ESKİŞEHİRSPOR ! Gizli bir yakınlaşma olmuş , kimse kimseyi kandırmasın .

Bula bula Bülent Hoca gibi bir saatli bombayı baştan hoca olarak kabul edip güzelim takımı ona emanet ettiği için suçludur BUCASPOR ! Uyum süreci daha da uzayacaktır şimdi . Ama yine de hayırlı olmuştur onlar için . Felaketin eşiğinden dönülmüştür kimbilir !

Dikkat edin Es Es ! Bugün başkasını satıp yarı yolda bırakan birisi yarın sizi de havada karada satar . Mesafeli olun bu herife .Eskişehirliler isterseniz Uygun'la harikalar yaratın , ama benim midem kaldırmıyor artık bu adamı . Kulübenin camlarına da sahip çıkın , hani kırar filan ,zeval gelmesin. Bandonuz fazla oynak şeyler çalmasın, Bülent Hoca gaza gelir belki showunuz güme gider . Pek fazla hazzetmezdim zaten , iyice tiskindim bu adamdan be ..!

Buyrun cenaze namazına ...

İçimdeki gerçek hisleri söyleyeyim . Arda'nın sakatlanmasına milli takım adına değil G.Saray adına üzüldüm . Almanya maçını kaybetsek dünyanın sonu değil . Dünya devi bir ülkeye yenilsek ertesi sabah ülkede güneş batıdan mı doğacak sanki ! Sürpriz olmaz yani . Ama Ardasız G.Saray ligde ilk 5'e girer mi ,bundan sonra onu tartışırız. Kocaman bir takımın Arda'ya bağlı kalması ayrı bir tartışma konusudur , neyse . Hiddink efendi geldiğinden beri hoş , güzel ve felsefik röportajlar verdi durdu . Yok efendim türk futbolcusu böyle olmalıymış , şunu şöyle yapmanız gerekirmiş vs.vs...Ulen konuşup duracağına adam gibi yerleş memlekete , gerekirse TFF sana Boğaz'dan kıyak bir ev tutsun da dolaş şu ülkeyi bahsettiğin problemlere bir neşter vur . Kıçı kırık Oğuz'la Engin'e emanet etme şu güzelim ülkeyi .Bizimkilerde nedense öylesine aşağılık kompleksine giriyorlar ki adam doğru söylüyor , vallahi biz bu gerçekleri hiç görmemiştik geyikleri yapmakta. Hiddink elbette doğrulardan da bahsediyor. Ama kardeşim emeklilik demindeki Hiddink'in gerçekten tuzu kuru . Son voleyi aldığı parayla vurdu , Türkiye başarısız olsa bile bana bir halt olmaz rahatlığında stressiz bir hocalık dönemi geçirmekte . Bizler profesyoneliz diye geçinen şahsına münhasır, duygusallıkla yoğrulmuş amatör ruhlu futbol ülkesiyiz. Bize profesyonel olmayı öğreteceksen Hiddink de ki " Önce sağlığını düşün , sana daha çok ihtiyacım olacak .Kendini heba etme" . Çanakkale Savaşına çıkmıyoruz yahu , neyi neye feda ediyoruz ki . Futbolcularımızda artık fedakarlık ayağına "Bu maça bacağım kopsa çıkarım" diyerek hoş görünmeye çalışarak sevenlerini kandırmasın , takımını yalnız bırakıp yatmasın . Yeter yahu vallahi imanımız gevredi şu sakatlıklardan . Futbolda böyle şeyler olur demek artık profesyonellik oluyor ; ben sakatım beni mazur görün demek vatan hainliği statüsüne mi giriyor ? Sen aslansın koçsun milli takım için aşilini ,tendonunu, menisküsünü , bağlarını , liflerini ve kemiğini feda edersin cümlelerinden ne zaman kurtuluruz acep .Bu arada Rijkaard vallahi senin adına da pek üzgünüm . Hemşon seni öyle vurdu ki , Arda'sız bu ülke seni daha çabuk gönderir...

2 Ekim 2010 Cumartesi

Afiş !

New York Cosmos

Cruyff & Beckenbauer

Almanya Kadrosu

Cuma'ya Almanya maçı var daha Hiddink efendi ülkeye teşrif bile etmediler . Löw Türkiye maçının kadrosunu açıkladı . Pek sürpriz adam yok . Sadece 3 forvet var ama Klose'nin olması yeter de artar bile . Alman medyası son haftalardaki formuyla parlayan genç Dortmund'lu Grosskreutz'un milli kadroya seçilmesini hoş karşılamış . Bizim için çok zor bir maç olacak çünkü EURO 2008'de oynadığımız Almanya milli takımı ile bu takım arasında pek alaka yok ve daha güçlüler. Mesut için tuhaf bir maç olacak ama bize gol atarsa da üzülürüm be ...! En çok çekindiğim adamlar Klose,Mesut,Schweinsteiger ve Müller .Allah kolaylık versin...

Kaleciler: Manuel Neuer (Schalke 04), Rene Adler (Bayer Leverkusen), Tim Wiese (Werder Bremen)
Savunma: Holger Badstuber (Bayern Munich), Jerome Boateng (Manchester City), Marcell Jansen (Hamburger SV), Philipp Lahm (Bayern Munich), Per Mertesacker (Werder Bremen), Sascha Riether (VfL Wolfsburg), Heiko Westermann (Hamburger SV)
Orta Saha: Kevin Grosskreutz (Borussia Dortmund), Sami Khedira (Real Madrid), Toni Kroos (Bayern Munich), Marko Marin (Werder Bremen), Thomas Müller (Bayern Munich), Mesut Oezil (Real Madrid), Lukas Podolski (1.FC Cologne), Bastian Schweinsteiger (Bayern Munich), Christian Träsch (VfB Stuttgart)
Forvet : Cacau (VfB Stuttgart), Mario Gomez (Bayern Munich), Miroslav Klose (Bayern Munich)

G.Saray'ın Deplasmanları

Son dönemde çoğu G.Saray taraftarı Cimbom'un deplasman maçlarında resmen kurdeşen dökmekte . İster adını ligimiz giderek zorlaşıyor koyun ya da ister G.Saray'ın muvaffak olamaması deyin G.Saray için deplasmanlar sıkıntı verici . Tabir yerindeyse bu ligde şampiyon olmak istiyorsan dışarıda kafadan en az 9 maçı kazanacaksın kardeşim . Peki daha az maç kazanarak şampiyon olunur mu ? Olunuyor olmasına elbette, fakat bu seferde iç sahanda müthiş işler yapman gerekiyor . Örneğin Lucescu'nun şampiyon G.Saray'ı deplasmanda sadece 7 maç kazanmasına rağmen Sami Yen'de 17 de 17 yapmıştı . G.Saray'ın son iki şampiyonluğunda kazandığı deplasman galibiyeti 11 . UEFA şampiyonu olduğu sezonla aynı rakam . Madem dışarıda kazanamıyorsun e o zaman en azından yenilmeyeceksin . Beraberlikler bile bazen işe yarayabiliyor. Aşağıdaki tablo son 6 sezonda şampiyon takımların 17 deplasmanda ne halt yediklerini gösteriyor. Şampiyonluk için kısacası 4'er 5'er beraberlikle süslenmiş 8-9 deplasman galibiyeti sizi ilk 3'e büyük ihtimalle sokuyor. İçerde de iyi olmak kaydıyla tabi ki ...

1 Ekim 2010 Cuma

G.Saray artık sıradan bir takım ...!

İdeal kadroyla maç yapmadık ve Rijkaard'a sabredelim ayağına sabır taşı çatladı un ufak oldu artık . Olmuyor, olamıyor beyler , imanımız gevredi . Güç bela kazanılan ligdeki dandik galibiyetlere sevinir olduk ne zamandır. Ne yaptığını bilmeyen, çaresiz ve nemli gözlerle maçları izleyen Rijkaard'ın akla hayale gelmeyecek varyasyon denemeleri bu vakitten sonra beş para etmiyor gözümüzde. İyi hocadır veya kötü hocadır , bu romantik futbol muhabbetini es geçelim artık bir zahmet .G.Saray ile futbolcularla arası çoktan heder olmuş Rijkaard'ın kimyası tutmadı , kabul edelim . Seneye herkes biliyorki bu takımın başında Hollandalı olmayacak . Sahada ne yaptığını bilmeyen , iki top yapamayan şaşkınlar sürüsüyle fazla bir şeyler beklemeyelim . Arda gelecek her şey düzelecek diye bekleyen bir takım büyük takım değildir . Sıradan ayakların çokluğuyla yakalanan tek tük pozisyonlarla vakit öldürüyoruz. G.Saray güçsüz , enerjiden yoksun ve ne yapacağını bilmiyor. Maalesef büyük takım alametleri her geçen hafta yok olmaya başladı . Ülke puanını düşürmeye katkıda bulunan bir takım olma yolunda. 2000'den sonra ülke futboluna bu kadar büyük derecede ihanet eden bir Türk takımı olmamıştır. Bir miras böylesine çarçur edilir mi yahu ? Yenildik moralimiz bozuk ,sakin kafayla bir şeyler yazayım diyorum ama olmuyor . Yarın da ertesi günde aynı şeyleri düşünüyorum , umut yok . Hadi gençlerden oluşan yeni bir ekip kurduk sabırlı olalım deseniz anlayacağım .Ama yok kardeşim ne ümidi ne hayali , niye her geçen hafta kendimizi kandırıyoruz ki . Her hafta yenilen birbirinden ilginç ucube goller , ayağının ayarı olmayan Neill , rakibine çift dalmaktan başka bir şey yapmayıp kulübenin müdavimi olan Cana , her pozisyonda hakeme itiraz eden ağzından FUCK kelimesi eksik olmayan güçsüz Kewell , kaçak dövüşüp hala yeterince sorumluluk almayan Misimovic , kanat bindirmeleri yaptığını zanneden Pino , diğer Anadolu kulüplerinde ilk 11'e bile giremeyeceğini düşündüğüm yerli oyuncular size umut veriyor mu ? Bir temizlik şart ama Adnan Polat tayfası başta olduğu sürece vizyon hak götüre. Seyrantepe'ye gelenler bu takımı izleyecekse yandı gülüm keten helva . Ha bu arada hakem hatalarını da bahane listesinden siliyorum. Oynanan futbol hakemi bile akla getirmiyor be ...!

23 Eylül 2010 Perşembe

İnşaat ...!

G.Saray'lı futbolcular bugün Aslantepe turu yapmış . Bu görüntü de 97 yılından . Fransa'nın usta ayakları Zidane , Deschamps ve Pires bir sene sonra bu stadda (Stade de France) Dünya Kupasını kaldıracaklarından eminmiş gibi sırıtmışlar . Darısı bizim Cimbomluların başına diyelim . Bir kaç senedir cinnet geçiren taraftarın yeni mekanda şampiyonlukla yüzleri güler inşallah ...

22 Eylül 2010 Çarşamba

Bir zamanlar ...

Fotoğraf 1999-2000 sezonunda oynanan Barcelona-Valencia maçından . Bu kareyi özel yapan kulübede bulunan 3 özel adamın yıllar önce ne halde oldukları . Van Gaal Barça'nın patronu , Mourinho onun yardımcısı ve biraz ötede Guardiola futbolcu kimliği ile maçı izlemekte . Acaba Van Gaal yıllar sonra bu iki adamın neler neler yapacağını bir bilseydi nasıl davranırdı sizce ? Geleceğin gizemli olması aslında hoşuma gidiyor . Akıllara gelmeyenin oluşunu böyle kareler güzel sunuyor insana ...

21 Eylül 2010 Salı

Men adaya gidirem...!

Araz Abdullayev Azerbaycan futbolunun genç nadide yeteneklerinden birisi, hatta tek . İlk defa Azerbaycan'dan bir oyuncu İngiltere'de forma giyecek . Hiç bir Azeri daha önceden böylesine büyük bir lige transfer olmamıştı .Henüz 18 yaşındaki Araz'ı Everton resmen aldı ve Ocak'taki ara transfer döneminde kadrosuna katacak . Transferin daha önceden gerçekleşmemesinin sebebi Araz'ın çalışma izni olmaması . İşin ilginç tarafı Araz'ın kulübü Nefçi'nin bu transfer için sembolik, küçük bir rakam istemesi. Araz'ın transferi ülke futbolunun gelişimi için önemli demiş başkan Tahir Süleymanov . Everton'dan başka bir takıma transfer olursa o zaman biraz para alırız demiş başkan . Ama yeterki bu genç futbolcu İngiltere'de forma giysin , başka bir şey istemeyiz diye ilave etmiş. Milli maçta oynarsa bize karşı , farklı gözle izleyeceğiz bu adamı , neyin nesiymiş bu genç , merak ettim doğrusu...

Cruijff 74 - PUMA