8 Kasım 2008 Cumartesi
DELİ Piero !
Resmen deli top oynuyor . Adam yıllar geçtikçe daha da güzel oynuyor . Seviyorum bu Alessandro'yu . İsmide tekerleme gibi ,yapıştımı insanın ağzına daha bir karizmatik çıkıyor ağızdan. Juventus küme düştü , yine de bırakmadı takımı , çoştukça coştu , ipten almaya devam ediyor Juve'yi . Eskilerde keramet vardır derler , Nedvet ile beraber süpürüyor ortalığı ...
Özlemişiz !
Ufak çaplı bir seyahata çıktığımdam dolayı blog aleminden uzak kaldım . Biraz geç bir yazı olacak ama yazmak gerekir diye düşündüm. Grubun belki de en zor maçı diyebileceğimiz Benfica'yı muhteşem bir oyunun sonunda güle oynaya geçmek nostaljik duygular tattırdı bana . Özellikle atılan 2.golü ağzım açık izledim desem yeridir. O ne biçim organizasyondu öyle . Verkaçlar , soğukkanlı oyun ve ince paslar ne oluyor ya dedirtti bana . Bu kadarını beklemiyordum açıkçası . Yeteneklerini herkes bir şekilde sahaya döktü. Maçın topu bile sarı-kırmızıydı o gece . Özlemişiz be böyle Cimbomu ...
2 Kasım 2008 Pazar
Nasıl bir duygu bu ?
Fatih Tekke'den sonra Gökdeniz'de şampiyonluğun nasıl bir duygu olduğunu tatmış oldu . Ligin bitimine üç hafta kala Rusya Liginin bu seneki Şampiyonu Rubin Kazan oldu . Gökdeniz gibi tarihinde ilk defa bu sevinci yaşayan Rubin Kazan seneye Devler Liginde oynamanın hesaplarını yapacak şimdiden . Gökdeniz ve Fatih gerçekten isabetli transferler yapmış demeden alamıyorum kendimi . Fatih Zenit'te Rusya Ligi , UEFA ve Süper Kupa Şampiyonlukları yaşadı, Gökdeniz ise ilk şampiyonluğunu .Demek ki bu duyguyu tatmanın yolu Rus topraklarından geçiyormuş .Kabze ile Gökdeniz'in kafalarına giydiği o altın takkeler amma da komik olmuş bu arada yaw....Galatasaray 3 - 1 Gaziantepspor (02.11.2008)
Golleri çabuk bulunca takım, maçı kısmen rölanti pozisyonuna soktu . Önümüzeki hafta boyunca oynanacak Benfica ve F.Bahçe maçlarını düşünürsek G.Saray'lı futbolcuların yer yer uyuz gibi dolanmasını buna bağlıyorum. En azından bağlamak istiyorum . Arda ve Kewell'ın dönüşümlü olarak sol kanadı kullanmaları bir sana bir bana muhabbetine benziyor . Sağda ikisi de sıradanlaşıyor .Sola geçen ya gol atıyor ya da atırıyor . Bu ne iştir anlayamadım . Lincoln geçen seneye göre iyi işler çıkarıyor , bir şekilde tabelaya ismini yazdırıyor bu sene . Baros'un kaçırdığı goller macera filmi gibi .Her maçta kale direğini şapır şupur yalayan bir pozisyonu mevcut . Gaziantep dişli takım aslında . Ama şanssızlıkları daha 20 dakika dolmadan kalelerinde iki gol görmeleriydi . G.Saray usta ayaklarıyla idare ediyor , ama şu orta sahadaki dinginlik ve yetersizlik bu takımı sezon işinde çok duvara toslatır . Formda bir Mehmet Topal'ın Ayhan'ı çok rahatlatacağı ve topa sahiplik oranının daha da artacağını kesin . Zor geçeceğini düşündüğüm fakat kolay bir 3 puanın geldiği maç oldu . Haftaya Skibbe - Aragones Rus ruletini izleyeceğiz . Aragones beynine tetiği çeken ilk kişi olacak gibi görünüyor, ama Kadıköy gerçeğini de unutmamak lazım .G.Saray Fenerin çok kez serumu oldu ...STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Halis Özkahya, Muhittin Gürses, Nihat Mızrak
GALATASARAY: De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Servet, Hakan Balta, Arda (Mehmet Güven dk. 85 ), Meira, Ayhan, Kewell (Volkan dk. 64 ), Lincoln, Baros (Ümit Karan dk. 73 )
YEDEKLER: Aykut, Serkan Kurtuluş, Ferdi, Murat
GAZİANTEPSPOR: Tolgahan, Erkan, Bekir, Deumi, Ivan, Mehmet Yozgatlı, Hakan Bayraktar, Tabata, Zurita, Erman (Olcan dk. 80 ), Pacheco (Ahmet dk. 73 )
YEDEKLER: Mahmut, İsmail, Metin, İbrahim, Mustafa
GOLLER: Kewell (dk. 10), Lincoln (dk. 11), Tabata (dk. 39. pen.), Arda (dk. 82)
31 Ekim 2008 Cuma
30 Ekim 2008 Perşembe
Başkanın ölümü
Boca Juniors'u kökten sarsabilecek bir şok ancak bu olabilirdi . Boca Juniors'un başkanı Pedro Pompilio kalp krizinden aniden vefat edince hem Boca'lılar hem de Arjantin derin bir şaşkınlık ve üzüntüye büründü .Riquelme'yi tekrar kulübe kazandıran ve Bombonera'yu 70.000 kişilik bir stad haline getirmek için çalışmalara başlayan Pompilio'nun ölümü Boca'yı ne kadar etkiler ya da ne kadar gaza getiririr, zaman gösterecek ...
HUBLOT
Kriz dünya firmalarının ocağına incir ağacı dikince futbol kulüpleri de haliyle kıyısından köşesinden bu durumdan etkileniyor . Manchester United'ın sponsoru AIG'e el konulmasından sonra , United gibi bir kulübün sponsorsuz kalması düşünülebilecek en son şey . İsviçreli saat firması Hublot M.United ile sponsorluk anlaşmasına vardığını açıklamış .Dandik AIG ambleminden sonra kırmızı formanın üstünde durabilecek farklı bir sponsorun varlığı ne kadar tutar bilinmez ama gözler bir süre sonra yeni reklama alışıyor . Hublot firması bu anlaşmadan oldukça karlı çıkar ve yapabileceği en iyi işi yapmışlar . Eminim bundan sonra satış rakamları ve tanınırlık durumu tavan yapacaktır . Bu arada Manchester ile bir zamanlar özdeşleşen Sharp firmasının gözden gönülden düştüğünü düşünüyorum ....
Bahtsız !
Hayatında atabileceği en kolay golleri Fenerbahçe'de kaçırınca hedef tahtasındaki yerini almıştı Kezman. Üstüne üstlük koca maç boyunca yapamadığını yedekten gelen Semih'in fazlasıyla yapması daha da strese sokmuştu onu . Fransa'nın hatırı sayılır kulüplerinden birinde forma giymeye başlayınca ve kupa maçında Kayserispor'a gol atınca herhalde dikiş tutturur artık diye düşünmüştüm . Ama Kezman beni yanılttı, Paris S.G'de forma şansını bile doğru düzgün yakalayamaktada . Hoarau takır takır golleri sıralayınca kimsenin aklına bile gelmiyor Sırp. Saraçoğlu'nda saç baş yoldursa da Zico onu hep kanatları altına almıştı . Le Guen ise kanatlarıyla onu ezmekte ...
29 Ekim 2008 Çarşamba
En iyisi kim ?
Fifa, 2008 - yılın futbolcusu adaylarını açıkladı . İspanyollar EURO 2008'deki performansının yüzü suyu hürmetine 6 futbolcu çıkarmış . 12 Ocak'ta en iyi kim sorusuna cevap alabileceğiz . Benim gönlüm kaleci Casillas'tan yana, ama herhalde büyük ihtimalle ödül Manchester'lı Ronaldo'ya gider gibi görünüyor. Ayrıca Fernando Torres ödülü kaparsa hiçte şaşırmam. Bu arada adaylar şöyle :Emmanuel Adebayor (Arsenal - Togo)
Sergio Aguero (Atletico Madrid - Arjantin)
Andrei Arshavin (Zenit St Petersburg - Rusya)
Michael Ballack (Chelsea -Almanya)
Gianluigi Buffon (Juventus - İtalya)
Iker Casillas (Real Madrid - İspanya)
Deco (Chelsea - Portekiz)
Didier Drogba (Chelsea - Fildişi Sahilleri)
Samuel Eto’o (Barcelona - Kamerun)
Cesc Fabregas (Arsenal - İspanya)
Steven Gerrard (Liverpool - İngiltere)
Zlatan Ibrahimovic (Inter Milan - İsveç)
Andres Iniesta (Barcelona - İspanya)
Kaka (AC Milan - Brezilya)
Frank Lampard (Chelsea - İngiltere)
Lionel Messi (Barcelona - Arjantin)
Franck Ribery (Bayern Munich - Fransa)
Cristiano Ronaldo (Manchester United - Portekiz)
John Terry (Chelsea - İngiltere)
Fernando Torres (Liverpool - İspanya)
Ruud van Nistelrooy (Real Madrid - Hollanda)
David Villa (Valencia - İspanya)
Xavi (Barcelona - İspanya)
Sergio Aguero (Atletico Madrid - Arjantin)
Andrei Arshavin (Zenit St Petersburg - Rusya)
Michael Ballack (Chelsea -Almanya)
Gianluigi Buffon (Juventus - İtalya)
Iker Casillas (Real Madrid - İspanya)
Deco (Chelsea - Portekiz)
Didier Drogba (Chelsea - Fildişi Sahilleri)
Samuel Eto’o (Barcelona - Kamerun)
Cesc Fabregas (Arsenal - İspanya)
Steven Gerrard (Liverpool - İngiltere)
Zlatan Ibrahimovic (Inter Milan - İsveç)
Andres Iniesta (Barcelona - İspanya)
Kaka (AC Milan - Brezilya)
Frank Lampard (Chelsea - İngiltere)
Lionel Messi (Barcelona - Arjantin)
Franck Ribery (Bayern Munich - Fransa)
Cristiano Ronaldo (Manchester United - Portekiz)
John Terry (Chelsea - İngiltere)
Fernando Torres (Liverpool - İspanya)
Ruud van Nistelrooy (Real Madrid - Hollanda)
David Villa (Valencia - İspanya)
Xavi (Barcelona - İspanya)
Amerikalı !
Yaş kemale ermeye başladığı vakit yapılacak en iyi iş yeni kıtaya kapağı atmak . Arsenal 'den sonra West Ham'da ki günleri eskiyi bir hayli arattırmıştı bize . Wenger tabanca gibi kullandı onu , çokça takımın kalbinden vurdu iyi işler yapmıştı Arsenal'de . Yeni takımı Seattle Sounders'ta ne yapar eder bilinmez ama , Ljunberg gider ayak balayına çıkar gibi iyi bir sözleşme imzalayıp futbolunun son demlerini sefaya çevirmiş görünüyor ....
Dietmar Hopp
Şüphesiz Bundesliga'nın şu anda en çok konuşulan takımı Hoffenheim . 3000 kişinin yaşadığı bir kasaba takımının en yakın rakibi Hamburg'u üçleyerek liderliğe oturması futbol dünyasını bir hayli şaşırtmış durumda . 1990 yılında Almanya'da 8.lig ayarında bir seviyede bulunan bir takımın şimdilerde ortalığı bu denli karıştırması anormal bir durum olsa gerek .Sene başında G.Saray ile oynadığı ve 2-1 kazandığı hazırlık maçında dikkatimi çekmişti mavililer . O zaman gerçektende bu takımda iş var demiştim . Hoffenheim'ın başarısında belkide en büyük etken Dietmar Hopp . Almanya'nın multi milyonerlerinden birisi olan Hopp kurduğu takımla hop dedirtiyor resmen . Hopp , Mannheim civarlarında 30000 kişilik bir stad yapma hazırlığında ve Hoffeinheim için hiç bir şeyden kaçınmıyor . En büyük hayali Bundesliga liderliğini bir kez olsun görmekti , bunu da başardı . Darphane gibi para akıtan futbol devlerinin performansları karşısında , mütevazi fakat bir o kadar da iyi kadrosu ile takımları dize getiren Hoffenheim'dan ve Hopp'tan futbol dünyasının öğreneceği çok şey var...
28 Ekim 2008 Salı
Piskopatın golü
İngiltere'de nedense kanımın kaynamadığı -ısrarla söylerim-tek takımdır Newcastle United . Bu kadar para pula ve gelen giden ünlü futbolcu trafiğine rağmen entrikalar ve salakça mağlubiyetler eksik olmaz siyah beyazlılarda . N.United tam 7 hafta sonra zorda olsa 2-1 lik West Bromwich galibiyetiyle 3 puana kavuştu .Skor pekte umrumda değil . Dikkat çeken asıl konu piskopat Barton'un gol atması . O kadar vukuaat ve hapishane günlerinden sonra bu adamın hala takımda yer bulabilmesine hep şaşmışımdır .Hiç bir hocada kesmedi onu . Nede olsa piskopat işte , çekiniyor millet bu Barton'dan.Golünü de çakmış penaltıyla . İyi roman olur bu adamdan . Adamda döverim , futbolumu da oynarım diyo kendisi . Racon ondan soruluyor adada ...
Patron Maradona !
Bir ara hayatının en kötü günlerini yaşıyor , hastanelerde belki de son demlerini geçiriyordu Maradona . Alyuvar akyuvardan ziyade kokain dolaşıyor damarlarında muhabbeti almış gitmişti . Sivil hayata geri döndü , medyada sürekli her şeye rağmen onun peşinden koştu . Bundan sonrada koşmaya daha çok devam edecek .Arjantin milli takımının koltuğu ona emanet . Topla da hayatla da habire dalga geçti . Fakat şimdi ciddi bir görev onu bekliyor . Maradona teknik adamlıkta ya karizmayı çizdirecek ya da gelgitler yaşayan kariyeri tekrar tavan yapacak . Arjantin halkı sevinmiştir kesin .Fakat onun gönlümüzdeki yeri Mexico 86'da çakılı kaldı . Sanki teknik direktörlük onun sihrini alıp götürecek gibi bir his var içimde ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







