08 Şubat 2010 Pazartesi
Zidane ve Ankaragücü'lü Rothen
Şampiyonlar Ligi finali görmüş bir adam daha ülkemizde sessiz sedasız top koşturmakta . Jerome Rothen 2004 yılında Prso,Guily,Nonda ve Morientes'li Monaco'da harikalar yaratıp finalde Mourinho'lu Porto'nun rakibi olmuştu hatırlarsanız. Rothen o günlerdeki formunda olsaydı A.Gücü formasını şimdi nah giyerdi kanaatimce . Ama her şeye rağmen Lemerre gibi onun da A.Gücü takımında futbol yaşantısını sürdürmesine şaşırmadım desem halt ederim. Rothen'in Zidane ile ilgili pekte hoş olmayan bir anısı var. 2008 yılında yayınlanan otobiyografisinde buna da değinmiş. Finale kadar giden yolda , çeyrek finalde Monaco Real ile eşleşir. Monaco R.Madrid'i saf dışı bırakır. Maç esnasında Zidane Rothen'e arkadan çelme takar . Rothen biraz da zaman geçirmek istediği için tabir yerindeyse artistik yapar ve bir güzel yuvarlanır. Zidane Rothen'in yanına gelir ve kulağına fısıldar "Ayağa kalk, seni O...Çocuğu!"der.Zidane'ın kullandığı 'fils de pute' ifadesi Rothen'i şok eder . Maçtan sonra özür bekler, özür gelmez. Milli takım kampında yine özür bekler , Zidane yine sallamaz . Zidane'ın Fransa'daki imajına zarar vermemek için Rothen konuyu kapatır fakat otobiyografisinde bu hadiseyi de geçmeden edemez. Zizou bu kızdırmıycan adamı, Allahtan Rothen'e Materazzi muamelesi yapmamış...!
02 Şubat 2010 Salı
01 Şubat 2010 Pazartesi
Nonda Cimbom'da ne yaptı ?
G.Saray'a geldiğinden beri 79 maçta forma giydi Kongo'lu Shabani Nonda. 8647 dakika görev aldı , 38 gol attı . Attığı 38 golün 23'ü Turkcell Super Lig'de , 12'si Avrupa maçlarında , 2'si Türkiye Kupası'nda ve 1 tanesi de Kayserispor ile oynanan Süper Kupa Finali'nde . Kimi zaman iyi topçu dedik , kimi zaman sahada gezinen figüran muamelesi yaptık . Monaco yıllarındaki Nonda olsaydı şayet, deli danalar gibi koştururdu .G.Saray'da bazı maçlarda yürüyecek mecali yoktu . Umursamadı , hayatın akışına bıraktı kendini . Takıma bu kadar kısa bir sürede hem yararlı hem de yararsız bir adam görmemiştik . Rıdvan Dilmen ona methiyeler düzdü , Türkiye'nin en iyi forveti diyordu çoğu zaman . Sonra Bobo en iyi oluverdi . (Rıdvan'ın forvetleri bitmez zaten! ) . Onun yerine gelen Jo ve Dos Santos'u fazla şişiriverdik sanki . Bir maçta yorum yapmak olmaz ama gördüğüm kadarıyla Jo ile Nonda arasında aman aman bir fark göremedim . Dos Santos'a da birisi pas vermeyi öğretmeli . Türkiye'yi çok mu küçümsüyor bu delikanlı ? Herkese de çalım atılmaz ki . Geçici çareler idare edecek bir süreliğine . Ama ben G.Saray'ın gelecek sezon Brezilyalı ve Meksikalı ile yola devam edeceğini sanmıyorum . Nonda'nın yerine Arjantinli kaleciyi şutlasalar daha bir hoş olmazmıydı acep ?
Nani'nin rüya golü !
Nani'yi genelde bal yapmayan arı tipi futbolcularının arasına katarım . CR7'nin hemşosu olması hasebiyle United'da arada kaynayıp gidiyordu işte . Ama dün Emirates'de bal yapmayı hatırladı ve öylesine güzel bir gol attı ki ben şimdiden bu golü 2010 yılının en güzel golllerinden ilk 3'e girer diyorum . Hele şuraya bir tıklayın da izleyin bakalım ...
Takım Köprüsü !
Terry'nin yediği naneleri geçtiğimiz günlerde çoğu blogger post yapmıştı . City oyuncuları Carlos Tevez, Stephen Ireland ve Nigel de Jong arkadaşları Bridge'e destek çıkmak için formalarının altında TEAM BRIDGE yazılı formalar giymişler . Dün oynadıkları Portsmouth maçının sonunda üçü de formalarını çıkarıp o t-shirtlerle göğüslerini gere gere soyunma odasına yürüdüler. Eğer Terry Manchester United futbolcusu olsaydı emin olun sadece City futbolcularının tümü değil tüm taraftarlar bu t-shirt'ü giyerdi . Bu t-shirt'ü giyen futbolcuların İngiliz olmaması da ilginç . Size ne ulan adamların uçkur davalarından demedim değil hani...!
Burda top oynamak isterdim be !
Faroe adalarının yerini haritada gösterin desem , inanın bir kaç dakikanız heba olabilir . Neyse mevzumuz futbol ve hayatımda gördüğüm en ilginç stad bu ülkede . Buna bu fotoğrafa rastladıktansonra karar verdim. Tam da denizle nehirin birleştiği, kayalıkların arasında stad yapmışlar , şurda dünya gözüyle iki top tepmek isterdim...* Bademcik deyip geçmeyin , bir haftadır yataktan dışarı çıkamadım . Tatilde bolbol post yaparım diyordum , bol bol antibiyotik ve bitki çayları takviyesi aldım . Kendime yeni geliyorum. Sağlık gibisi yok be !
23 Ocak 2010 Cumartesi
Saha zemini soğuktan nasıl korunur ?
2009'un en iyi performansı Ronaldo'ya ait !
Messi'nin yaptıklarının yanında Ronaldo ne yapmış dediğinizi duyar gibiyim . Castrol Rankings 'e göre vaziyet aynen böyle. Castrol -Ronaldo reklam anlaşmasından da kaynaklanmıyor bu durum . Castrol Avrupa'nın en iyi 5 liginden 2000 tane futbolcu seçmiş ve bu futbolcuların 2009 yılında oynadıkları maçlarda her hareketi en ince ayrıntısına kadar mercekten geçirmiş . Futbolcuların topla oynama süreleri , pasları , golleri , isabet oranı vesaire... Yani anlayacağınız profesyonel bir çalışma . Ronaldo'nun 2009 yılı boyunca Şampiyonlar Liginde attığı 10 gol ve Real Madrid formasıyla oynadığı ilk 9 maçta attığı 7 gol onu tepeye çıkaran unsurlardan . İsabetli pas yüzdesi % 74'ten % 83'e çıkmış . Yaptığı başarılı driplinglerin oranı da %39'dan %55'yükselmiş . Verilen rakamlar Manchester United'da oynadığı futboldan daha iyisini yapmakta olduğunu gösteriyor . Castrol'un listesinde buram buram kokan bir İspanyol hegemonyası var . Tüm listeyi görmek için tıklayın.
Ronaldo'nun gidişi Rooney'e yaradı !
Wayne Rooney Hull City maçında attığı 4 golle , şimdiden lig kariyerinin en yüksek gol rakamına ulaştı ve gol sayısını 19'a çıkardı . Rooney 19 gole 22 maçta ulaştı ve Rooney'in gol attığı bütün maçlarda 3 puan United'ın hanesine yazıldı . Takımın gol yükünü çekmekte ona kaldı , çünkü United'ın diğer forvetleri Berbatov,Owen ve Diouf'un attıkları gol sayısı 11 ve Rooney'in attığı 19 golün gerisinde . Geçtiğimiz sezona bakarsak oynadığı 22 maçta sadece 9 golü vardı Rooney'nin . 2007-08 sezonunda etkileyici bir performans gösterip 34 maçta 32 gol atan Cristiano Ronaldo'nun da o sezon 19 gole 22 maçta ulaştığını hatırlatalım . Rooney'in Manchester United'da en gollü sezonu 2005-06 dönemiydi ve o sezon 36 maçta 16 gol kaydetmişti . Rooney'in Afrika biletinin Capello tarafından çoktan hazır olduğunu ve İngiltere milli takımının 1 numaralı forveti olacağını söylemeye de gerek yok galiba ...
22 Ocak 2010 Cuma
Cimbom'un Brezilyalıları
Daha bir kaç ay öncesine kadar Brezilya'lılardan istediğimiz verimi alamadık, bundan böyle Brezilya ekolünü tercih etmiyoruz diyen bir yönetim vardı hatırlarsanız. Jo'nun transferi beni her şeye rağmen hafiften şaşırttı desem yeridir. G.Saray bugüne kadar Jo'nun gelmesiyle beraber 14 sambacıyı Florya'ya getirdi . Bunların birisi kaleci , beşi forvet , biri savunma, diğerleri de orta saha elemanı oldu . İçlerinden en faydalısı elbette ki kaleci Taffarel . Büyük ihtimalle 1 devre oynayacak Jo'dan olağanüstü şeyler yapmasını beklemiyorum açıkçası (Umarım yanılırım). Brezilyalılar bizim memlekete alışana kadar 2-3 ay geçiyor zaten . Bekleyelim ,görelim acele etmeyelim . Çünkü G.Saray Brezilyalılardan tatminkar bir verim alamadı bugüne kadar . Bu da Mecidiyeköy'e gelen sambacılar :
Marcio Dos Santos
Bruno Quadros
Carlos A. Oliveira (Capone)
Mario Jardel
Joao Batista Casemiro Marques
Jorge Loureiro Felipe
Fabio Pinto
Christian Correa Dionisio
Cesar Prates
Flavio Conceicao
Cassio Lincoln
Elano Blumer
Joao Alves De Assis Silva
21 Ocak 2010 Perşembe
Ahmet Hassan rekora koşuyor !
1995 yılında ilk defa Mısır Milli Takımının formasını giydiğinde 20 yaşındaydı . Kaptan Ahmet Hassan şu anda oynanan Afrika Kupası Maçlarında dün itibariyle 169.kez milli formayı üzerine geçirdi . Mısır'ın bir diğer maçında oynarsa (büyük ihtimalle oynar)ülkesinin bir başka efsane ismi Hossam Hassan 'ı da geride bırakmış olacak . Dünya istatistiklerinde de 3. sıraya yerleşecek . Onun önünde 181 defa Suudi Arabistan Milli takımının kalesini koruyan Mohammed Al Daiya ve 178 kez Meksika formasını terletmiş olan Claudio Suarez bulunuyor. Ülkemizde Kocaelispor,Denizlispor,Gençlerbirliği ve Beşiktaş takımlarında oynayan 34 yaşındaki A.Hassan'ın yaradan nasip eylerse bir kaç sene içerisinde ilk sıraya yerleşeceğine fazlasıyla ihtimal veriyorum . Şanssızlığı Mısır'ın bu yaz Dünya Kupasında oynayamayacak olması .
Çamur Adamlar !
İngilizlerin unutulmaz yıldızları Ian Wright ve Paul Gascoigne İzmir Atatürk stadının yanında bulunan antreman tesislerinde çamura bulanmışlar . Fotoğraf 1993 yılı Mart ayından .Bu arada İzmir'de İngilizlerle oynadığımız milli maçı 2-0 kaybediyoruz . Goller Platt ve Gascoigne'den geliyor. İngilizler bizi yenmesine yeniyor fakat 1994 Dünya Kupası'na katılamıyor...
19 Ocak 2010 Salı
Kafa ütüleme ulennn !
Neville : Bak bu parmak var ya , bu parmak ....
Tevez'in Carling Cup Manchester derbisinde attığı gollerden sonra oluşan bu diyalog , Gary Neville'ın maçtan önce Tevez hakkında söylediklerinden kaynaklanıyor .Ne demişti Gary : "Tevez hiç bir zaman 25 milyon pound'luk bir adam olmadı . Alex Ferguson Tevez'e taviz vermemekle doğru yapmıştır. " Arjantin'li bu laflardan fena halde alınmış olmalı ki , gollerini Gary'ye hediye etti ! Bazen parmaklarla iletişim kurmak daha basit oluyor şekilde görüldüğü gibi . Old Trafford rövanşında cümbüş var, kaçırmamak lazım ....
18 Ocak 2010 Pazartesi
2009'un en iyi karesi !
Bonus kafanın yükselişi !
Fas asıllı Belçika'lı Marouane Fellaini bonus kafasıyla Premier League'in sembol futbolcularından birisi olma yolunda azimle ilerliyor. Her ne kadar saçları onu bir marka yapma konusunda pekiştirse de , oynadığı futbolla her geçen maç modern futbol nasıl oynanırmış dersini vermekte. Box to box futbolcu kriterlerine uygun bir adam . Fizik muhteşem , dayanıklılık had safhada , ligin en çok top çalan isimlerinden birisi , pas isabet sayısı bir hayli fazla . 12 milyon pound'a Standart Liege'den transfer edildiği zaman çoğu kişi bu adam bu kadar para eder mi dendiğini çok iyi hatırlıyorum . Şimdi peşinde olduğu söylenilen büyük kulüplerden sonra Everton'a kelepir fiyatına geldiğini düşünebilirsiniz. 23 yaşındaki Fas asıllı müslüman futbolcu Fellaini Fas ve Belçika milli takımları arasında gelmiş gitmiş .Fakat Belçika genç millilerinde oynamasından dolayı Belçika'yı seçmiş . Hafta sonu oynadıkları Man.City maçında Bellamy'den kaptığı topu görmeliydiniz (resimde) . Tackling denilen olay böyle bir şey olsa gerek ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








