5 Kasım 2009 Perşembe

Nereye koşuyor bu Arsenal ?

İngiltere'nin en genç yaş ortalamasına sahip takımlarından birisi de Arsenal . Arsene Wenger gençlere ve onların dinamizmine boşuna inanmıyor, çünkü genç takım daha fazla koşuyor . Takımın maç başına katettiği koşu ortalaması minimum 11km. (imiş). Yani Arsenal koşmuyor, resmen uçuyor. Yakın zamanda ligde ve Avrupa'da görülen fiyaskolara rağmen kimse şikayet etmiyor , çünkü takımda 21 ile 25 yaş arasında değişen bir çok futbolcu cirit atıyor. Bu futbolcular geçtiğimiz yıllara oranla kendilerini oturtmaya ve olgunlaşmaya başladılar . Kaptan Fabregas daha 22 yaşında ve şimdiden değer biçilemiyor. Takımı takır takır hem oynatıyor hem de oynuyor. Önümüzdeki 5 yılda futbolu forse edecek bir takım görüntüsü var, çünkü Henry'nin gidişinden sonra değişime giden takımın fidanı yavaş yavaş ağaç olmaya başladı bile. Müneccimlik yapayım biraz , Arsenal 5 sene içinde muhteşem işler yapacak (İçime doğdu, görüyorum evet görüyorum.) Wenger'in getirdiği genç oluşumun aynısına bizim ülkede de sabır gösterecek medya ve taraftarı Allah bu ülkeye de nasip etsin İnşallah ! Amin...!

2 yorum:

murat dedi ki...

Uzun ve yorucu bir aradan sonra yeniden "usta-üstad" ile aynı ortamı paylaşmanın verdiği onur ile saygılarımla..
öncelikle ve de özellikle "aslan"a ait bir yorumla başlamak istedim:) yeniden ve yine Galatasaray Ruhu'nu sahalarda görmenin sarhoşluğu içinde olan ... milyon Aslan Yürekliden biri olarak takımın kazanma hırsı ve ofansif-agresif futbol anlayışını görmek asıl mutluluk verici olaydır düşüncesindeyim. Öyle bir camia düşünün ki takımı şampiyon yapmış bir teknik direktör ile sadece Ruh'a aykırı defansif futbol anlayışı sebebiyle yollarını ayırsın.. Skibbe ise vizyon sorunu olan ve(veya) takımına güvenemeyen bir teknik adam görünümündeydi. Elbette hatırlıyoruz ki kazanılan maçlarda bile camiada umutsuz bir hava açıkça görülüyordu. Bugün kaybedilen maçlar bile sahada ruhuyla mücadele eden bir geri dönüş ve özgelişim ortaya koyan Aslan, elbette bizleri hayalleri hedef haline dönüştürme mutluluğuna kavuşturdu, teşekkürler emeği geçenlere.. Düşünce oldukça basitti aslında gelenek-öğreti hep aynı felsefeyi anlatıyordu:iyi futbol,atak futbol,cesur taktik elbette başarıyı getirecekti. Asıl önemli olan puan cetveli değil taraftar için; takımın kenetlenmesi diyebiliriz. oldukca klasiktir "Biz inandık siz de inanın." Ancak roller tersine işliyor sanki. Bu kez kaynak futbolcular, evet onlar inandıkları sürece hayaller elbette hedeflere dönüşecektir. Saygılarımla.. :)

murat dedi ki...

Arsene Wenger'in transfer dönemi bitiminde -rakipleri ciddi transfer bombalarını üstüste patlatırken- kayda değer transfer yapamadığı eleştirilerine yönelik düzenlediği basın toplantısını hatırlatıyor sanki fulbolcular. "Futbolda elbette tecrübeye ihtiyaç vardır; ancak furbol asla sadece tecrübe değildir, hiç transfer yapmasak bile rakiplerimizle mücadele edebilecek güçteyiz." Arsene Wenger